Bugün şef olmak kolay mı, yoksa şef gibi görünmek mi?
Bugün şef olmak kolay mı, yoksa şef gibi görünmek mi?
Bir önlük, birkaç güzel tabak, biraz sosyal medya ve birkaç iddialı cümle… Artık herkes kendini şef olarak tanıtabiliyor. Peki, mutfakta geçirilen yıllar, ustanın yanında öğrenilen incelikler, binlerce kez tekrarlanan bir doğrama hareketi, yanıklarla ve hatalarla kazanılan tecrübe ne olacak?
Şeflik, yalnızca tabağın fotoğrafını çekmek değildir. O tabağın arkasındaki emeği, bilgiyi, disiplini ve sorumluluğu taşımaktır.
Elbette sosyal medya önemlidir. Mesleğin tanıtılmasına, gençlerin mutfağa ilgi duymasına katkı sağlar. Ama görünür olmakla yetkin olmak aynı şey değildir. Bir tabağın ışığı iyi olabilir; peki ya lezzeti? Sunum alkış alabilir; peki ya tekniği? Üniforma dikkat çekebilir; peki ya ustalık?
Mutfak, insanın kendini anlattığı değil, önce işini kanıtladığı yerdir.
Genç meslektaşlarıma bir sözüm var: Kendinizi göstermekten çekinmeyin ama önce kendinizi geliştirin. Çünkü takipçi sayısı sizi tanıtabilir; sizi meslekte kalıcı kılacak olan bilginiz, emeğiniz ve karakterinizdir.
Sektöre de bir sorum var: Şefleri gerçekten yaptıkları işle mi değerlendiriyoruz, yoksa nasıl göründükleriyle mi?
Unutmayalım; iyi bir şef yalnızca yemek pişirmez. Ürünü tanır, emeğe saygı duyar, ekibini yetiştirir ve mesleğin itibarını korur.
Çünkü mutfakta asıl mesele şef gibi görünmek değil, şef olmanın sorumluluğunu taşıyabilmektir.
Her lokma bir seçimdir; doğru seçin.
Sağlıkla, mutlulukla, afiyetle.
Akademisyen Şef Mevlüt ÖLMEZ