Ekonomik kriz var. Ürün pahalı, maliyet yüksek, işletmeler zorlanıyor. Bunu inkâr eden yok. Ama şunu da açıkça söylemek gerekiyor: İyi mutfak, pahalı ürünle kurulmaz!
Ekonomik kriz var.
Ürün pahalı, maliyet yüksek, işletmeler zorlanıyor.
Bunu inkâr eden yok.
Ama şunu da açıkça söylemek gerekiyor:
İyi mutfak, pahalı ürünle kurulmaz!
Son yıllarda birçok işletmede aynı cümleyi duyuyorum:
“Malzeme çok pahalı, bu yüzden kalite düştü.”
Oysa kriz dönemleri, mutfağın gerçek seviyesini ortaya çıkarır.
Bazı şefler zor zamanda yaratıcı olur,
Bazıları ise bahane üretir.
Mutfakta asıl farkı yaratan şey;
Ürünün fiyatı değil,
Onu nasıl kullandığınızdır.
Teknik bilginiz, planlamanız, menü aklınız yoksa
En pahalı ürünü de çöpe çevirebilirsiniz.
Gerçek ve Zeki mutfak;
Mevsimi okur,
Fireyi azaltır,
Menüyü sadeleştirir,
Ürünü doğru porsiyonlar,
Aynı malzemeyle farklı lezzetler üretir.
Zeki mutfak, gösterişten kısmayı bilir
Ama lezzetten kısmayı bilmez.
Bugün ayakta kalan mutfaklara baktığımızda
Ortak bir nokta görüyoruz:
Menüler kalabalık değil,
Tabaklar iddialı değil,
Ama lezzet nettir.
Çünkü o mutfaklar krizi korkuyla değil,
Akılla yönetir!
Şeflik, bolluk zamanında tabak süslemek değildir.
Asıl ustalık, yoklukta üretmektir!
Az malzemeyle tatmin eden bir tabak çıkarabilmektir.
Mutfak kültürü tam da burada sınanır.
İşletmeciler için de şunu söylemek gerekir:
Kalite, sürekli pahalıya kaçmak değildir.
Doğru şefle, doğru planlamayla,
Doğru menüyle yürümektir.
Kriz dönemleri, kimin mutfağı yönettiğini çok net gösterir.
Bu süreç geçecek.
Ama bu süreçte yapılan tercihler kalıcı olacak.
Bazı mutfaklar güçlenecek,
Bazıları ise dağılacak.
Tercih yine bizim.
Kriz, mutfağı ya çıplak bırakır
Ya da gerçek ustalığı ortaya çıkarır.
Ben şuna inanıyorum:
Türkiye mutfağı, doğru akılla her krizi aşar.
Yeter ki pahalıyı değil, doğruyu kovalayalım.
Her lokma bir seçimdir; doğru seçin!
Sağlıkla, mutlulukla, afiyetle…
Akademisyen Şef Mevlüt ÖLMEZ