Son dönemde herkes şef, herkes gurme, herkes influencer. Ama mutfağa girince bir sessizlik çöker: Gerçek bilgi nerede?
Son dönemde herkes şef, herkes gurme, herkes influencer…
Ama mutfağa girince bir sessizlik çöker: Gerçek bilgi nerede?
Ustalık, bıçağı havada üç kez çevirmek değil; aynı standardı üç yüz gün koruyabilmektir.
Yeni nesil şeflik çok konuşuyor olabilir, ama mutfak hâlâ iyi dinleyenleri ödüllendiriyor.
Bugün gastronomi her zamankinden daha görünür.
Bu kötü bir şey değil, aksine çok kıymetli.
Gençler mutfağa hevesli, meraklı, cesur.
Ama popülerlik ile ustalık arasındaki çizgi bazen fark edilmeden bulanıklaşıyor.
Bir tabağın fotoğrafı güzel olabilir.
Bir video binlerce kişi tarafından izlenebilir.
Bunlar çağın gerçeği.
Ancak mutfak dediğiniz yer, sadece görünenle değil; görünmeyenle ayakta durur.
Tekrarla, sabırla, disiplinle…
Ustalık dediğimiz şey çoğu zaman sessizdir.
Bağırmaz, kendini öne atmaz.
Aynı yemeği bugün de düzgün yapar, yarın da.
Zor günlerde de standardından vazgeçmez.
Asıl fark orada ortaya çıkar.
Yeni nesil şefliğin belki de en çok hatırlaması gereken şey şudur:
Göstermek elbette önemli ama yapabilmek daha önemlidir.
Sunum değerlidir ama teknik olmadan eksik kalır.
Yaratıcılık güzeldir ama temel sağlam değilse uzun ömürlü olmaz.
Ben bu yazıyı bir eleştiri olsun diye değil, bir hatırlatma olsun diye yazıyorum.
Çünkü mutfak kimseyi dışlamaz.
Yeter ki öğrenmeye açık olunsun.
Yeter ki “oldum” denmesin.
Şeflik;
Hata yapınca kaçmak değil,
Hatasını düzeltmeyi bilmektir.
Şeflik;
Alkış aramak değil,
Yaptığı yemeğin arkasında durabilmektir.
Gençlere şunu gönül rahatlığıyla söyleyebilirim:
Bu meslek sabırlı olanı sever.
Sessizce çalışanı, kendini geliştireni, dinlemeyi bileni…
Ve zamanı gelince zaten hak edeni yukarı taşır.
Gösteriş geçicidir.
Ustalık kalıcıdır.
Mutfak ise her zaman kalıcı olana yer açar!
Her lokma bir seçimdir; doğru seçin!
Sağlıkla, mutlulukla, afiyetle…
Akademisyen Şef Mevlüt ÖLMEZ