Niğde bahara "pırıl pırıl" giriyor
Niğde bahara "pırıl pırıl" giriyor
İçeriği Görüntüle


Türkiye genelinde televizyon izleme süreleri değişse de ekranların etkisi sürüyor. Niğde’de vatandaşlar, televizyonun yerini dijital platformların kısmen alsa da hala vazgeçilmez olduğunu söylüyor.
Türkiye’de televizyon izleme alışkanlıkları dönüşüm geçirirken, ekranların popülerliği varlığını koruyor. Araştırmalara göre günlük ortalama izleme süresi 6 saat 8 dakika olurken, Niğde’de bu süre kişiden kişiye değişiyor.
Niğde’de mikrofon uzattığımız vatandaşlar, televizyonun hayatlarındaki yerini farklı yönleriyle değerlendirdi. Üniversitede öğretim üyesi olarak görev yapan Fatih Diren, televizyon izleme süresinin kendisi için daha sınırlı olduğunu belirterek, “Günde ortalama toplasanız 3 saat izliyorum. Genelde televizyonda çok fazla bir şey bulamıyorum, spor ya da maç varsa izliyorum. Onun dışında YouTube veya Netflix gibi platformları tercih ediyorum” dedi. Kış aylarında televizyonun daha fazla izlendiğine dikkat çeken Diren, “İnsanlar kışın yapacak bir şey bulamıyor, bu yüzden televizyon en kolay ulaşılabilen kitle iletişim aracı olarak öne çıkıyor. Televizyonun tahtı hiçbir zaman sarsılmaz” ifadelerini kullandı.
Ayşe Dündar ise televizyon izlemekten özellikle kaçındığını belirterek, “İzliyorum dersem yalan olur. Genelde haberleri izliyordum ama artık onlardan da uzak duruyorum. Psikolojim bozuluyor. Ailelerin çocuklarını ekranlardan uzak tutması gerektiğini düşünüyorum” diye konuştu.
Ali Kemal Güngör, daha seçici bir izleyici olduğunu ifade ederek, “Belgesel ve haber izlerim, diğer şeylere bakmam. Türk dizilerini hiç sevmem. Artık herkes telefona bağımlı oldu, bu durum çocukları da olumsuz etkiliyor” dedi.
Hülya Baştürk de televizyonun çoğu zaman arka planda açık olduğunu söyleyerek, “Aslında izlemiyoruz, daha çok evde ses olsun diye açık duruyor” şeklinde konuştu.
Adem Taş ise televizyonun hala önemli bir eğlence aracı olduğunu dile getirerek, “Boş insan ne yapacak, ya evde oturacak ya televizyon izleyecek. Sevdiğim filmler olursa izlerim. Ama televizyonda da çok fazla doğru şey yok” ifadelerini kullandı.
Niğde’de yapılan bu sokak röportajı, dijitalleşmenin etkisine rağmen televizyonun özellikle erişilebilirlik, alışkanlık ve sosyal ihtiyaçlar nedeniyle hala güçlü bir konumda olduğunu ortaya koyuyor.

Muhabir: Begüm Özdemir