Niğde’de saat ustası Yavuz Sırel, mekanik saatlerden dijital saatlere geçişle birlikte mesleğin büyük ölçüde değiştiğini belirterek, çırak yetişmemesi ve işçiliğin değer kaybetmesi nedeniyle saatçiliğin geleceğinden endişe duyduğunu söyledi.
Niğde’de saat ustalığı yapan Yavuz Sırel, saatçilik mesleğine çıraklıktan başladığını belirterek, yıllar içinde mesleğin büyük bir dönüşüm geçirdiğini ifade etti.

Niğde’de havalar ısındı tezgahlar açıldı
Niğde’de havalar ısındı tezgahlar açıldı
İçeriği Görüntüle

Mesleğe başlama sürecini anlatan Sırel, “Saatçilik mesleğine çıraklıktan başladık. Hem okuduk hem de yazları ustanın yanına gittik. Bugüne kadar bu şekilde geldik. Okul bittikten sonra üniversite hayatına devam etmedik. Askerden sonra dükkân açtık. 38 senedir bu işi yapıyorum.” dedi. Teknolojinin saat tamiri üzerindeki etkilerine değinen Sırel, mekanik saatlerde geçmişte daha fazla işçilik olduğunu vurgulayarak, “Teknolojinin gelişmesi tamir yönünden tabii mesleği ister istemez etkiledi. Mekanik saatlerde çok tamir yapıyorduk ama dijital saatlerde genelde entegre arızası oluyor, pil değişimi gibi şeylere döndü.” ifadelerini kullandı. Eskiden yapılan tamirlerin daha zahmetli ve değerli olduğunu belirten Sırel, “Önceden mekanik saatlerde direk takardık, kurma kol takardık, zemberekleri bozulurdu. İşçilik olayı daha fazlaydı, daha değerliydi. Şu anda dijital saatler biraz daha basite kaçıyor. Makine tak, pil değiştir… Durum bu.” dedi. Sırel, “Bu meslek bitmez, klasik saatlerin belli başlı alıcıları var. Şu anda tekrar o döneme dönüyor. Akıllı saatler belli bir zaman sonra şarj istiyor, çabuk bozuluyor. Tamir olayları da biraz sıkıntılı.” dedi. Akıllı saatlerin bazı avantajları olduğunu belirten Sırel, “Tabii daha kolaylaştırıcı yönleri var, kalp ritmini ölçüyor, başka şeyleri ölçüyor ama mekanik saatlerin de belli kullanıcıları var.” ifadelerini kullandı. Mesleğin geleceğine dair kaygılarını da paylaşan Sırel, “Mesleğin geleceğini iyi görmüyorum. İki tane oğlum var. Biri 24-25 yaşlarında, biri daha küçük ama içlerinde heves yok. Çırak zaten yok. Gençler içeride çalışmak istemiyor, maddi yönden zor geliyor.” şeklinde konuştu. Saatçiliğin ileride geçim kaynağı olmaktan çıkabileceğini söyleyen Sırel, “Geleceğimiz zor. Geçim kaynağı olarak ileride saatçilik sürdürülemeyebilir. Birileri yapar, bir şekilde devam eder ama şu an ciddi sıkıntı var.” dedi. Eskiden saatlerin daha kıymetli olduğunu vurgulayan Sırel, “Eskiden saat kıymetliydi. Bir maaşa iki saat alınabiliyordu. Vatandaş saatine çok dikkat ederdi. Contası yoktu ama su kaçırmazdı. Elini yıkayacağı zaman saatini çıkarırdı.” ifadelerini kullandı. Günümüzde saatlerin daha dikkatsiz kullanıldığını belirten Sırel, “Şimdi contalı saatlere bile su kaçırıp getiriyorlar. Saatleri koruyamıyorlar. Eskiden direkleri kırılırdı, zemberek bozulurdu, onları tamir ederdik. İşçiliğimiz daha iyiydi.” diye konuştu. Mekanik saatlere ilginin özellikle yaşlı kesimde devam ettiğini belirten Sırel, “Otomatik, kol hareketiyle çalışan ya da kurmalı saatleri istiyorlar. Yeni versiyonları çıktı, eskilere göre kalite biraz düşük ama yine de talep var.” dedi. Gençlerin mesleğe ilgisizliğine dikkat çeken Sırel, “Biraz gençlerin ilgisi olsa meslek devam eder ama çok zor. Şimdiki gençler birdenbire yükselmek istiyor. El yatkınlığı ve ustalık isteyen meslekleri beğenmiyorlar.” ifadelerini kullandı.

Muhabir: Begüm Özdemir