Niğde’de plakasız motosiklet ekiplerce alındı
Niğde’de plakasız motosiklet ekiplerce alındı
İçeriği Görüntüle

Niğde’de farklı meslek dallarında yıllardır hizmet veren esnaflar, mesleklerini nasıl öğrendiklerini ve çocuklarının bu mesleği sürdürmesini isteyip istemediklerini anlattı. Kimi aile mesleğinin kuşaktan kuşağa devam etmesini isterken, kimi ise mesleğin zorlu çalışma şartları nedeniyle çocuklarının farklı bir meslek seçmesini tercih ediyor.
50 yıldır saatçilik yapan Naci Evirgen, mesleğini ustasından öğrendiğini ve zaman içerisinde kendisini geliştirerek saatçiliği sürdürdüğünü belirtti. Evirgen, ustasının kendisine söylediği sözleri yıllar sonra bile unutmadığını ifade ederek, “Ustam nereye gidiyorsa ben de oraya gidiyorum diyeceksin dedi. Ben de tamam usta dedim. Kardeşime verdiğim söz, iki yıllık verilmiş emek var. Sonra ben de burada saatçiliğe devam ettim. Şu elektronik saati kendim çözdüm, bu mesleği kendim çözdüm” dedi. Çocuklarının mesleğe yönelmediğini belirten Evirgen, ileride torununa saatçiliği öğretmek istediğini söyledi.

46 yıldır fotoğrafçılık yapan Ramazan Direk ise mesleğini çıraklıktan itibaren ustasından öğrendiğini anlattı. Çocukluk hevesiyle fotoğrafçılığa başladığını belirten Direk, “Fotoğrafçılık, güzel sanatlar, çok keyifli meslektir. Çocuklarımla yapıyorum zaten, ilgileri alakaları var, çok da güzel çalışıyorlar” ifadelerini kullandı. Meslekte artık çırak yetiştirmekte zorlandıklarını söyleyen Direk, “Biz meslekte artık çırak yetiştiremiyoruz. Hem iş kapasitesi düştü hem de meraklısı kalmadı. Çocuklar daha çabuk para kazanmanın peşinde” dedi.

33 yıldır berberlik yapan Mustafa Çivioğlu ise mesleğin isteyerek yapılması gerektiğini vurguladı. Kendi çocuklarının berber olmasını istemediğini belirten Çivioğlu, “İsteyerek yapmazsan olmaz. İstemek lazım bu mesleği yapmak için. Tüm meslekler isteyerek yapılmalı, yoksa öğrenemezsiniz. Sabah geliyorsun, devamlı buradasın. Tatilin yok, pazarın yok. Onun için yapmasını istemiyorum. Memur olsun, haftada iki gün tatil olsun, daha rahat olsun, 8-5 çalışsın” diye konuştu.

16 yıldır kuyumculuk yapan Hakan Candoğan ise aile mesleğini sürdürdüğünü ve çocuklarının da ileride bu mesleği devam ettirmesini istediğini söyledi. Kuyumculuk ve tasarım eğitimi aldığını belirten Candoğan, “Bu meslek babamızdan kalan bir meslek. Biz de devam ettiriyoruz, babadan öğrendik. Tabii ki isteriz, işimizi severek yapıyoruz. İnşallah bizim arkamızdan devam eder. Daha çocuğum küçük, o yüzden daha göstermiyor. İnşallah ileriki zamanlarda gösteririz” dedi.

7-8 yıldır kasaplık yapan Aydın Güçlü de mesleği babasından öğrendiğini ve gelecek nesillere aktarılmasını istediğini belirterek, “Devam ettirmesini tabii isteriz. Kuşaktan kuşağa devam ettiriyoruz. Buraya getiriyoruz, biz de öyle öğrendik. Babamızdan gördük, kendi gönlümüzde öğreniyoruz” ifadelerini kullandı.

17 yıldır terzilik yapan Dilaver Balcı ise çocuklarının mesleğe şimdiden ilgi gösterdiğini söyledi. Mesleğine 15 yaşında başladığını ve çocukluğundan beri bu işe hevesli olduğunu belirten Balcı, “Çocuğumun benim mesleğimi devam ettirmesini tabii ki isterim. 4 yaşında bir oğlum, 8 yaşında bir kızım var. İkisini de yapmasını isterim. Hangisi tercih eder, hangisi isterse onun devam ettirmesini isterim” dedi.

Çocuklarının dükkâna geldiklerinde kumaşlarla ilgilendiğini anlatan Balcı, “Sıklıkla iş yerimize gelirler. Kızın olsun oğlum olsun kumaşları keserler, bir şeyler yapmaya çalışırlar, düğmelerle bir şeyler yapmaya çalışırlar. Onlar da bu konuda hevesli diyebilirim” diye konuştu.

Niğde esnafının anlatımları, bazı mesleklerde ustadan çırağa, babadan çocuğa aktarılan geleneksel meslek kültürünün devam ettiğini gösterirken, yeni neslin mesleklere olan ilgisinin ve çalışma koşullarının da bu aktarımda belirleyici olduğunu ortaya koydu.

Muhabir: Begüm Özdemir