Niğde’nin Bor ilçesine bağlı Halaç köyünde yaşayan besiciler, yaklaşık bir asırdır sürdürdükleri yayla göçü geleneğini bu yıl da devam ettirdi.
Her yıl yaz mevsiminin başlamasıyla köylerine yaklaşık 20 kilometre uzaklıktaki yaylaya göç eden köylüler, yaklaşık iki ay boyunca çadırlarda yaşayarak hem hayvanlarını serin ve doğal ortamda otlatıyor hem de atalarından miras kalan yaşam kültürünü gelecek nesillere aktarıyor.
Sabahın erken saatlerinde başlayan göç hazırlığında, geçmişte eşek ve katırlarla yapılan yolculuk artık yaylaya ulaşımı sağlayan yollar sayesinde traktörlerle gerçekleştiriliyor. Yaylaya ulaşan aileler önce çadırlarını kurarken, kadınlar ise gelenek gereği yağda börek pişirerek hep birlikte kahvaltı yapıyor. Yerleşimin tamamlanmasının ardından yaylada günlük yaşam başlıyor.
Halaç köyünde uzun yıllardır hayvancılıkla uğraşan Necati Arıkan, çocukluğundan bu yana yaylaya çıktığını belirterek, “20 yaşımdan beri sürekli bu işin içindeyim. Otumuz yerinde, keyfimiz yerinde. Yayla sezonunun da aynı güzellikte tamamlanmasını istiyoruz.” dedi.
Yaylaya göç edenlerden Kudüs Şahin ise göçün kendileri için yalnızca bir hayvancılık faaliyeti olmadığını ifade ederek, “Bugün yaylamıza hayırlısıyla geldik. Çadırlarımızı kurup yerleştikten sonra kara güğümde demlenen çayımızı içmeden buranın tadını alamayız. Yaylanın en güzel yanlarından biri de bu.” diye konuştu.
Halaç Köyü Muhtarı Şaban Şahin de köyün tarihinin 13. yüzyılda Orta Asya’dan gelen Halaç Türklerine dayandığını söyledi.
Yaklaşık 100 yıldır sürdürülen yayla geleneğinin hem hayvancılık hem de sosyal yaşam açısından önemli olduğunu belirten Şahin, “Köyümüzden yaylaya yaklaşık iki saatlik yolculuk yapıyoruz. Burada yaklaşık bir buçuk ila iki ay kalıyoruz. Hayvanlarımız yaz sıcağından ve hastalıklardan korunuyor. Çocuklarımız doğayla iç içe vakit geçiriyor. Bu geleneğin bizden sonraki nesiller tarafından da yaşatılmasını istiyoruz.” ifadelerini kullandı.
Eskiden yaylaya ulaşımın oldukça zahmetli olduğunu anlatan Şahin, “Eskiden eşeklerle çıkıyorduk. Yapılan yollar sayesinde artık traktör, otomobil ve motosikletlerle rahatlıkla ulaşabiliyoruz. Ulaşımın kolaylaşması hem günlük yaşamımızı hem de olası sağlık durumlarında merkeze erişimimizi büyük ölçüde kolaylaştırdı.” dedi.
Yayla yaşamında dayanışmanın ön planda olduğunu dile getiren Şahin, ailelerin sofralarını birlikte kurduğunu, akşamları çadırlarda bir araya gelerek sohbet ettiğini söyledi.
Şahin, koyunların her gün belirli saatlerde ağıla getirildiğini, kadınların sağım yaptıktan sonra sürülerin yeniden otlatılmak üzere yaylaya çıkarıldığını belirterek, yaylada hayatın yıllardır aynı düzen içerisinde sürdüğünü kaydetti.


