Niğde’de lastik dükkanı işleten Selami Bal, geçmişte günlük yaşamın vazgeçilmezleri arasında yer alan bakır eşyaları ve eski ev araçlarını biriktirerek iş yerinde sergiliyor.
Bal’ın eski eşyalara olan ilgisi çocukluk yıllarına dayanıyor. Yıllar sonra farklı yerlerde karşısına çıkan ve geçmişte kendisinin ya da ailesinin kullandığı eşyalar, Bal’da çocukluk anılarını yeniden canlandırdı.
Bu anılardan yola çıkarak eski eşyaları toplamaya başlayan Bal, özellikle üzerinde yılların izini taşıyan, sade ve fazla işlem görmemiş bakır eşyalara ilgi gösteriyor.
Bal, bakır eşyalara ilgisinin nasıl başladığını şöyle anlattı:
“Çocuk yaştayken kullanmış olduğumuz eşyaları farklı yerlerde yıllar sonra tekrar gördüğümüzde dikkatimiz ve ilgimiz çekildi. Bizi çocukluğumuza götürdü. Dolayısıyla eski, özellikle kullanmış olduğumuz bakır eşyaları biriktirip sergilemeyi düşündüm ve toplamaya başladım.”
Topladığı eşyaların kendisi için yalnızca eski birer obje olmadığını belirten Bal, her birinin geçmişten bir anı taşıdığını ifade etti.
Bal, “Eski saat olsun, eski radyo olsun, cingil dediğimiz, şu anda çoğu kişinin ismini bile bilmediği eşyalar olsun… Biz bunları kullandığımız için anlamı buradan geliyor. Annemiz kullandı, anneannemiz kullandı, babaannemiz kullandı, dedemiz kullandı. Biz kullandık ama çocuklarımız kullanmıyor.” dedi.
“Biz bunda bulgur kaynatırdık”
Bal’ın biriktirdiği eşyalar, dükkana gelen müşterilerin de geçmişe yolculuk yapmasını sağlıyor.
Eski eşyaları gören müşterilerin çoğunun kendi çocukluklarından veya aile büyüklerinden hatıralar anlatmaya başladığını aktaran Bal, bu anların kendisini mutlu ettiğini söyledi.
Bal, “Çoğu müşterimiz, çoğu misafirimiz aynı tepkiyi gösteriyor. Dikkatlerini çekiyor, ilgilerini çekiyor. ‘Anneannemgilde bu da vardı, babaannemgilde bu da vardı, biz bunda bulgur kaynatırdık, bunda ot biçtik, harman kaldırdık.’ gibi söylemler oluyor.” ifadelerini kullandı.
Müşterilerin eşyalar karşısındaki mutluluğunun kendisini de etkilediğini belirten Bal, olumlu tepkiler aldıkça koleksiyonunu genişletmeye devam ettiğini dile getirdi.
“Üzerinde yılların yorgunluğu olanlar daha ilgi çekici”
Bakır eşyalarda özellikle sadeliği tercih ettiğini anlatan Bal, fazla işlemeli ürünlerin aksine kullanılmış ve yılların izini taşıyan eşyalara daha fazla ilgi duyduğunu söyledi.
Bal, “İşlemeli bakırları çok seven birisi değilim. Daha sade, işlemesiz olması bana göre daha güzel. Özellikle kalaylanmamış, kullanılmış, üzerinde yılların yorgunluğu olan, eskimiş eşyalar daha ilgi çekici oluyor.” dedi.
Bal, topladığı eşyalarla hem kendi çocukluk anılarını yaşatıyor hem de dükkânına gelenleri geçmişin izleriyle buluşturuyor.


