Niğde’de konvoylardan gelin arabalarına rengarenk dokunuş
Niğde’de konvoylardan gelin arabalarına rengarenk dokunuş
İçeriği Görüntüle

Kız isteme denildiğinde akla ilk gelen geleneklerden biri olan tuzlu kahve, yüzyıllardır Anadolu'nun birçok köşesinde olduğu gibi Niğde'de de yaşatılmaya devam ediyor. Bir fincan kahvenin içine eklenen bir tutam tuz, kimi zaman sabrın, kimi zaman sevginin, kimi zaman da ömür boyu sürecek birlikteliğin sessiz bir mesajına dönüşüyor.
Niğde'de kafe işletmeciliği yapan Muhammed Baran Yılmaz, tuzlu kahvenin yalnızca eğlenceli bir gelenek olmadığını, kökleri Osmanlı dönemine uzanan anlamlı bir kültürel miras olduğunu söyledi.
Yılmaz, geleneğin II. Abdülhamit döneminde yaşandığı rivayet edilen bir hikâyeyle daha da anlam kazandığını anlatarak, "II. Abdülhamit döneminde Albay Osman Fevzi Bey'in Sabahat Hanım'la olan tanışma hikâyesinden çıkıyor. Sabahat Hanım'ın o anki isteme heyecanıyla kahveye şeker yerine tuz koyduğu söyleniyor. Fevzi Bey de bunu fark ediyor ama hiç bozuntuya vermeden, 'Ben askerdeyken de hep tuzlu kahve içerdim. İnşallah evlendikten sonra da bana hep tuzlu kahve yaparsın.' diyerek durumu kurtarıyor. Hikâye de böyle devam ediyor."
Geçmişte tuzlu kahvenin bugünkünden farklı anlamlar taşıdığını belirten Yılmaz, eski dönemlerde kahvenin evliliğe verilecek cevabı simgelediğini ifade etti.
Günümüzde ise geleneğin anlamının değiştiğini dile getiren Yılmaz, artık tuzlu kahvenin sevgi ve fedakârlığın sembolü olarak görüldüğünü söyledi.
"Artık görücü usulünden ziyade, 'Benim için bu tuzlu kahveyi içer misin?' sorusunun karşılığı gibi ikram ediliyor. Erkek kahvenin tamamını içerse 'Ben seninle her yola giderim' demek oluyor. Osmanlı döneminde istememe anlamı taşıyan gelenek, bugün birlikte her zorluğu göğüsleme anlamına dönüştü."
Son yıllarda bazı çiftlerin kahvenin içine tuz yerine bal eklediğini de belirten Yılmaz, geleneğin özünün korunması gerektiğini vurguladı.
"Günümüzde ağzımızın tadı kaçmasın diye içine bal koyanlar oluyor. Güzel bir gelenek. Bozulmadan yaşatılmasını isterim."
Kültürel mirasın önemli parçalarından biri olan tuzlu kahve geleneği, bugün yalnızca bir fincan kahveden ibaret görülmüyor. Nesilden nesile aktarılan bu küçük ritüel, sevgi, sabır, hoşgörü ve fedakârlığın simgesi olarak evlilik yolundaki ilk adımlara anlam katmaya devam ediyor.

Muhabir: Begüm Özdemir