Hüdavent Hatun Aile Sağlığı Merkezi Aile Sağlığı Çalışanı Filiz Buzlugöl, fenilketonürinin erken teşhis edilmediğinde kalıcı zekâ geriliğine neden olabileceğini belirterek, yenidoğan döneminde yapılan topuk kanı testinin hayati önem taşıdığını söyledi.
Hüdavent Hatun Aile Sağlığı Merkezi Aile Sağlığı Çalışanı Filiz Buzlugöl, fenilketonürinin yenidoğan tarama programı kapsamında topuk kanı testiyle erken dönemde tespit edilebilen kalıtsal bir hastalık olduğunu belirtti.
Buzlugöl, fenilketonüride besinlerle alınan “fenilalanin” isimli maddenin vücutta parçalanamadığını, bu nedenle kan ve vücut sıvılarında birikerek özellikle beyin üzerinde ciddi hasara yol açtığını ifade etti.
Türkiye’nin fenilketonürinin sık görüldüğü ülkeler arasında yer aldığını vurgulayan Buzlugöl, akraba evliliklerinin hastalığın görülme riskini artırdığını söyledi.
Fenilketonürili bebeklerin yaşamın ilk aylarında sağlıklı göründüğünü ve bu nedenle diğer bebeklerden ayırt edilemediğini dile getiren Buzlugöl, “Hastalığa ancak yenidoğan tarama programı kapsamında alınan topuk kanı testiyle erken tanı konulabiliyor.” dedi.
Erken teşhis edilen bebeklerde tedavinin özel bir diyetle gerçekleştirildiğini aktaran Buzlugöl, tedavi sayesinde kalıcı zekâ geriliğinin önlenebildiğini kaydetti.
Hastalığın ne kadar erken teşhis edilirse tedavinin de o kadar başarılı sonuç verdiğine dikkati çeken Buzlugöl, “Özel diyetin düzenli uygulanmasıyla çocuklarımız yaşıtlarına benzer şekilde sağlıklı bir gelişim gösterebilir ve normal bir yaşam sürdürebilir.” ifadelerini kullandı.
Topuk kanı alımının bebeklere herhangi bir zarar vermediğinin altını çizen Buzlugöl, “Aksine bu uygulama milyonlarca bebeğin hayatını ve sağlığını kurtarmaktadır. Sevgili anne ve babalar, lütfen yenidoğan bebeğinizden topuk kanı aldırmayı ihmal etmeyiniz.” çağrısında bulundu.


