Mehir uygulamasının İslam hukukunda nikah akdiyle birlikte erkeğin eşine verdiği veya vermeyi taahhüt ettiği maddi karşılığı olan değerler olduğu, son dönemde bu konuda yapılan uygulamaların zaman zaman abartılabildiği belirtildi.

Niğde’de İl Müftü Yardımcısı Kadir Atay, mehirin altın, gümüş, ziynet eşyası ya da parasal değeri olan mal varlıkları şeklinde olabileceğini ifade ederek bunun hem dini bir yükümlülük hem de kadının ekonomik olarak desteklenmesi ve onurlandırılması açısından önemli olduğunu söyledi.

Mehirin Kur’an-ı Kerim’de açık şekilde yer aldığını hatırlatan Atay, alt ve üst sınır konusunda herhangi bir sınırlama bulunmadığını ancak miktarın evliliği zorlaştırmayacak şekilde belirlenmesi gerektiğini vurguladı.

Tarihi süreçte sahabe döneminde de mehir konusunda farklı uygulamalar olduğuna değinen Atay, anlaşma sağlanmadığı durumlarda “mehr-i misil” uygulamasının geçerli olduğunu, böylece kadının hakkının koruma altına alındığını ifade etti.

Mehirin ev, arsa veya araç gibi ekonomik değeri olan varlıklar şeklinde de verilebildiğini belirten Atay, önemli olanın karşılıklı rıza ve ekonomik denge olduğunu kaydetti.

Niğde’de Emlakçı Yağmur: “Artık habersiz ilan dönemi bitti”
Niğde’de Emlakçı Yağmur: “Artık habersiz ilan dönemi bitti”
İçeriği Görüntüle

Mehir ile nafaka kavramlarının zaman zaman karıştırıldığını da dile getiren Atay, iki kavramın farklı hukuki yükümlülükler olduğunu ifade ederek yanlış algıların giderilmesi gerektiğini söyledi.

Muhabir: Begüm Özdemir