Niğde Emniyet Kavşağı’nda TIR’la otomobil çarpıştı
Niğde Emniyet Kavşağı’nda TIR’la otomobil çarpıştı
İçeriği Görüntüle


Niğde’de antikacılık yapan Emre Sabanlı, geri dönüşüm işiyle başladığı yolculuğunu bugün binlerce parçalık bir antika koleksiyonuna dönüştürdü. Yaklaşık 12 yıldır antikacılıkla uğraşan Sabanlı, geri dönüşüm sürecinde karşılaştığı eski eşyaların ilgisini çekmesiyle bu alana yöneldiğini söyledi.
Sabanlı, “Eskiden geri dönüşüm işiyle uğraşıyordum, hâlâ da uğraşıyorum. Geri dönüşümün içinden çıkan bazı malzemeler çok hoşuma gitmeye başladı. Estetik ve tarihî değeri olan eşyalar dikkatimi çekti. Önce biriktirmeye başladım.” dedi.
Zamanla elindeki ürünlerin çoğaldığını ifade eden Sabanlı, bu sürecin kendisini antikacılığa yönlendirdiğini dile getirerek, “Elimde malzeme çoğalınca bir dükkân açıp hem alım hem de satım yapmayı düşündüm. Yaklaşık 12 senedir bu işle uğraşıyorum ve çok büyük bir zevk alıyorum.” diye konuştu.
Antikaya en fazla ilgiyi koleksiyoncuların gösterdiğini vurgulayan Sabanlı, son yıllarda antika kullanım alanlarının da değiştiğine dikkat çekti. Antika eşyaların artık yalnızca vitrinlerde saklanan ürünler olmadığını belirten Sabanlı, “Son zamanlarda bazı kafelerde, bazı yaşam alanlarında antika ürünler kullanılmaya başlandı. Yeni konseptler oluşuyor. Bu durum bizim için çok güzel. Standart anlayışın dışına çıkılması sektöre hareket kazandırıyor.” ifadelerini kullandı.
Antikaya olan ilginin dönemsel olarak değiştiğini ve ekonomik koşullardan etkilendiğini belirten Sabanlı, şu anda sektörde bir canlılık yaşandığını ancak bunun sürdürülebilirliğinin ekonomiye bağlı olduğunu söyledi. Özellikle gençlerin antikaya ilgisinin düşük olmasının ilerleyen yıllar için bir risk oluşturabileceğine dikkati çeken Sabanlı, “Maalesef gençlerin antikaya pek ilgisi yok. Genelde arayan gençler bir şey sormak ya da almak için değil, satmak için arıyor. Bu durum ilerleyen zamanlarda sıkıntı oluşturabilir.” dedi.
Antika biriktirmenin güçlü bir tutku olduğunu vurgulayan Sabanlı, bu durumu “tatlı bir hastalık” olarak tanımladı. Sabanlı, “Antika biriktirmek bir hastalıktır. Ne kadar çok olursa o kadar mutlu olursunuz. Mesela köstekli saatler… Bir tane aldığınızda yetmez, sayısı arttıkça mutluluğunuz da artar. Bunun aslında bir sonu yok ama o da maddi imkânlarla alakalı. Maddi gücünüz varsa almaya devam edersiniz.” dedi.
Ürün temini konusunda yoğun bir çalışma yürüttüklerini anlatan Sabanlı, mezatlara düzenli olarak katıldıklarını, şehir dışından alımlar yaptıklarını ve antika pazarlarını yakından takip ettiklerini belirtti. Bu alanlarda hem alım hem de satım yaptıklarını söyleyen Sabanlı, antikacılığın sürekli hareket halinde olmayı gerektiren bir meslek olduğunu ifade etti.
Dükkânında bulunan antika sayısının tam olarak bilinmesinin mümkün olmadığını dile getiren Sabanlı, “Adet olarak saymak mümkün değil ama tahminimce 20 bin ile 30 bin arasında antika eşya bulunuyor. Koleksiyonumuzda Avrupa ve Osmanlı dönemlerine ait ürünler ağırlıkta. Her türlü, her çeşit antika ürün var. Aklınıza ne gelirse burada bulunabilir.” şeklinde konuştu.
Emre Sabanlı, antikacılığın sadece geçmişe ait eşyaları saklamak değil, aynı zamanda kültürü ve tarihi gelecek nesillere aktarmak anlamına geldiğini sözlerine ekledi.

Muhabir: Begüm Özdemir