Niğde esnafı öğrencilerin yolunu gözlüyor
Niğde esnafı öğrencilerin yolunu gözlüyor
İçeriği Görüntüle

Teknolojinin gelişmesiyle birlikte üretim yöntemleri değişirken, geçmişten günümüze aktarılan el sanatları da giderek azalıyor. Bir zamanlar ahşabın keser ve el aletleriyle şekillendirildiği marangozluk mesleği, bugün makinelerin ve seri üretimin etkisiyle farklı bir boyuta taşındı.
Niğde’de 80 yaşındaki marangoz İsmet Ünsal ise teknolojik gelişmelere rağmen ahşaba el emeğiyle şekil vermeyi sürdürüyor. Yaklaşık ömrünü marangozluğa adayan Ünsal, geçmişte yapılan ahşap ürünleri, değişen üretim yöntemlerini ve mesleğin bugün geldiği noktayı anlattı.
Marangozluğa duyduğu merakla başladığını belirten Ünsal, “İçten gelen bir merak oldu mu, o meslekten kurtuluş yok. Benim de marangozluğa karşı böyle bir merakım vardı.” dedi.
Geçmişte ahşap kapı, pencere ve çeşitli mutfak gereçleri yaptıklarını anlatan Ünsal, özellikle “kara kapı” olarak bilinen geleneksel ahşap kapıların artık neredeyse tamamen ortadan kalktığını söyledi.
Ünsal, “Eskiden ahşap kapılar yapılırdı. Bunlara ‘kara kapı’ derlerdi. Gulyaplı, zemberekli kapılar vardı. Artık bunlar piyasadan kalktı. Şimdi o kapıları yapacak usta bile yok. Böyle bir kapıyı yapmak için iki kişi, hatta bazen beş kişi çalışırdı.” diye konuştu.
Teknolojinin marangozluk sektöründe üretimi hızlandırdığını ancak geleneksel el işçiliğinin azalmasına da neden olduğunu ifade eden Ünsal, “Devir değişti, teknoloji gelişti. Mutfak dolaplarında suntalam, MDF gibi malzemeler kullanılmaya başlandı. Teknolojinin ilerlemesi bazı meslekleri ve el sanatlarını unutturdu desem yalan olmaz. Tabii işleri hızlandırdı, o başka bir mesele.”dedi.
Eskiden bir kapının yapımının günler sürdüğünü belirten Ünsal, günümüzde makineler sayesinde aynı sürede çok daha fazla ürünün üretilebildiğini kaydetti.
Marangozluğu severek yaptığını vurgulayan Ünsal, el emeğinin kendisi için önemini koruduğunu dile getirdi.
“Ben elimde keserle bir kapıyı yaparken büyük zevk alırdım. Bugün de aynı şekilde çalışırken zevk alıyorum. Hala yeni başlamışım gibi içimde ayrı bir heyecan var.” diyen Ünsal, marangozluğun geçmişte olduğu gibi bugün de geçerli bir meslek olduğunu ifade etti.
Geçmişte yoğun talep gören ahşap salça küreklerinin de artık eskisi kadar kullanılmadığını anlatan Ünsal, hazır ürünlerin geleneksel üretimin yerini aldığını söyledi.
Ünsal, “Eskiden günde 100, 200, hatta 300-500 tane salça küreği yapardım. İnsanlar bunları kullanırdı. Şimdi ise hazır ürünlere yöneliyorlar. Hanımlar eskisi gibi kendi elleriyle yapmıyor, marketten hazırını alıp kullanıyorlar.” ifadelerini kullandı.
Geleneksel el emeği ürünlerin değerinin farklı olduğunu vurgulayan Ünsal, “Bazı el emeği ürünler ve meslekler sanki yavaş yavaş tükeniyor. Ama el yapımı ürünün, insanın kendi emeğiyle yaptığı işin yeri her zaman farklı.” dedi.

Muhabir: Aysu Sönmez