Niğde’de dans eğitmeni Nalan Şen, yanlış beslenmeye bağlı obezite ve hızlı çözüm arayışlarının arttığını belirterek, zumba ve salsa gibi dansların hem fiziksel sıkılaşma hem de ruh sağlığı açısından önemli katkılar sunduğunu söyledi.
Niğde’de dans eğitmeni Nalan Şen, obezite sorunları ve fiziksel görünüm odaklı hızlı çözümlerin yaygınlaştığını belirterek, dansın hem sağlıklı kilo kontrolü hem de ruhsal denge açısından etkili bir yöntem olduğunu ifade etti. Yanlış beslenmenin obezitenin temel sebebi olduğunu dile getiren Şen, “Aslında bütün bunların altında yatan temel sebep yanlış beslenmeden kaynaklı obezite sorunu ya da son zamanlarda daha çok trend olan fiziksel ve görsel görünümün düzeltilmesiyle ilgili olarak acil çözümler diye bakılıyor.” dedi. Zumba ve salsa arasındaki farklara değinen Şen, “Zumba 1990’lı yıllarda Kolombiya’da çıkan bir enerji aktarım yöntemidir. Yüksek enerji ve yüksek müzikle yapılan bir egzersizdir. Latin kökenli müzikler seçiliyor. Salsa ise Küba tabanlı, hızlı bir danstır ve Latin danslarının temel adımlarını oluşturur.” ifadelerini kullandı. Her iki dans türünün de benzer faydalar sağladığını belirten Şen, “Bacaklarda sıkılaşma, karın kaslarının çalışması, adrenalinin yükselmesi gibi fiziksel aktivitelerle kilo aktarımını sağlıyor.” diye konuştu. Zumba için önerilen süreleri aktaran Şen, “Uzmanların söylediğine göre haftada en az 3 gün yapılmalı. Bir ders 45 dakika olmalı çünkü daha fazlası ruh ve fizik sağlığı açısından sıkıntı yaratabiliyor. Haftada en fazla 5 gün öneriliyor.” dedi. Salsa eğitimlerine ilişkin bilgi veren Şen, “Salsada temel adımların oturması ilk 6 ayı buluyor. Yaş faktörüne göre değişebilir ama haftada 2 ya da 3 saatle başlanabilir.” ifadelerini kullandı. Beslenmenin önemine dikkat çeken Şen, “Zumba ya da salsa fark etmeksizin bütün sporlarda olduğu gibi en az 1 saat önce beslenmek gerekiyor. Yüksek kalorili ve yanlış beslenme türleriyle haftada 5 gün spor yapsanız bile doğru sonuç alamazsınız.” şeklinde konuştu. Dansın yalnızca fiziksel değil ruhsal faydalarına da değinen Şen, “Kasların çalışmasını sağladığı gibi ruh sağlığında da büyük bir denge sağlıyor. Kalp ve damar sağlığına yardımcı oluyor. Üstelik sosyalleşmeyi sağlıyor. Sizce yetmez mi?” dedi. Dansla ilgili en büyük çekincenin ‘yapabilir miyim’ endişesi olduğunu vurgulayan Şen, “Biz yapamayanlara yapabilmek için açılmış bir okuluz. İlk geldiklerinde çok tedirgin oluyorlar. Özellikle partnerli danslarda karşı cinsle el ele tutuşurken elleri titreyen, kalbi hızlı atan insanlarla karşılaşıyoruz.” ifadelerini kullandı. Eğitim sürecinde özgüven kazandırmayı hedeflediklerini belirten Şen, “Verdiğimiz eğitimlerde öncelikle özgüven ve sosyallik aşılıyoruz. Niğde gibi bir yerde en güzel tarafı mesleki ve sosyal dayanışmayı sağlaması.” diye konuştu. Yaş gruplarına yönelik eğitimler hakkında da bilgi veren Şen, “Normalde dans eğitimi 4 yaşından başlıyor. Şu anda 6-12 yaş grubu eğitimlerimiz var. 16 yaş üstüne ise salsa, bachata, tango, zeybek ve oryantal eğitimleri veriyoruz. 6 yaşından 58 yaşına kadar öğrencimiz var.” dedi. Sağlıklı yaşamın temel kurallarını hatırlatan Şen, “Zayıflamanın ve sağlıklı olmanın temelinde dengeli beslenme var. Bunun yanında mutlaka bir aktivite yapılmalı. Bu dans olabilir, spor olabilir ya da zumba gibi bir egzersiz olabilir. Hayata enerjik ve ruh sağlığına iyi gelen bir aktivite katılırsa her şey çok daha güzel olur.” ifadelerini kullandı.



