Vali Akmeşe’den şehit ailelerine anlamlı bayram ziyareti
Vali Akmeşe’den şehit ailelerine anlamlı bayram ziyareti
İçeriği Görüntüle

Niğde’de Osmanlı’dan günümüze uzanan kahve geleneği, bakır cezvede ve kumda pişirilen Menengiç kahvesiyle yaşatılmaya devam ediyor. Kendine has aroması ve köpüğüyle vatandaşların ilgisini çeken kahve, yöre halkı tarafından özellikle misafirlere ikram ediliyor.
Niğde’de Kahve ustası Özcan Özer, menengiç kahvesinin genellikle aşılanmamış antepfıstığı ağaçlarından elde edildiğini, bu ağaçların Güneydoğu Anadolu, Akdeniz ve Doğu Anadolu’nun bazı bölgelerinde yetiştiğini söyledi. Özer, “Yıllardır doğal ve yabani ortamlarda yetişmeye devam ettiği için sağlıklı olma özelliğini hiçbir zaman yitirmemiş bir kahvedir” dedi.
Menengiç kahvesinin farklı bölgelerde farklı isimlerle anıldığını dile getiren Özer, “Biz menengiç kahvesi diyoruz, ama kitlem kahvesi, çedene kahvesi veya bıttım kahvesi diyenler de var. Ancak bizim yöremizde menengiç kahvesi olarak biliniyor” diye konuştu.
Özer, Osmanlı döneminde Yemen’den kahve gelmemesi üzerine yöre halkının menengiç tohumlarını kurutup kavurarak kahve ihtiyacını karşıladığını anlattı. “Atalarımız 1800’lü yılların sonlarında Arap topraklarında çıkan bazı savaşlar ve ayaklanmalar sırasında Yemen’den kahve gelmemeye başlayınca, menengiç ağacının tohumlarını alıp kurutuyor, kavuruyor ve dövüp macun haline getirerek kahve ihtiyacını gideriyorlardı” ifadelerini kullandı.
Menengiç kahvesinin sağlık açısından da oldukça faydalı olduğunu belirten Özer, antiseptik özelliği sayesinde enfeksiyonlara karşı vücutta direnç sağladığını, böbreklerin çalışmasına yardımcı olduğunu, demir ve magnezyum içeriğiyle kansızlığı önlediğini ve cilt ile saç sağlığını desteklediğini söyledi. Ayrıca boğazda enfeksiyon varsa balgam söktürücü etkisi olduğunu da vurguladı.
Bakır cezvede pişirmenin kahvenin tadı ve köpüğü üzerindeki etkisine değinen Özer, “Bakır, çok homojen bir ısı iletkenidir. Kahveyi sadece alttan ısı verdiğinizde diğer cezvelerde alt kısmı ısınır ve kahve yanabilir. Kum içinde cezveyi gömdüğünüzde ise ısı her tarafa eşit şekilde dağılır, kahve yanmaz ve özü homojen şekilde dağılır. Evde kısık ateşte yaptığımız kahvede sadece alt kısım pişer, tadı ve köpüğü farklı olur. Kumda pişirdiğimizde ise kahve daha lezzetli ve köpüğü daha güzel olur” dedi.
Menengiç kahvesinin Türkiye’deki merkezi olarak Gaziantep’in öne çıktığını hatırlatan Özer, Gaziantep’in 2024 yılında Avrupa’dan coğrafi işaret aldığını, kendilerinin de Gaziantep’e giderek kahvenin yapımını birebir gözlemlediklerini anlattı. Özer, “Orada kahvenin üzerine öğütülmüş antepfıstığı da ekliyorlar veya sunumun yanında menengiç tohumları veriliyor. Biz Niğde’de ise kahveyi su ve çakıltaşı çikolata ile servis ediyoruz” ifadelerini kullandı.
Özer, menengiç kahvesinin Niğde’de henüz geniş kitleler tarafından tanınmadığını belirterek, “Herkes dünya kahvelerini ve Türk kahvesini biliyor ama menengiç kahvesini çok fazla tanımıyor. Biz özellikle tercih edilmesini istiyoruz. Çok yumuşak içimli, kalp dostu ve enerji verici bir kahve. Kafeine karşı alerjisi olan veya kafein tükettiğinde çarpıntı yaşayan kişiler için de uygun. Bu yüzden misafirlerimize özellikle menengiç kahvesini ikram ediyoruz” dedi.

Muhabir: Seyfettin İnal