Niğde’de faaliyet gösteren Kadim Anadolu Kadın Girişimi Üretim ve İşletme Kooperatifi Başkan Yardımcısı Hacer Yetkin, aşurenin paylaşma, bereket ve dayanışma kültürünün en önemli sembollerinden biri olduğunu belirterek, “Aşure, imkânsızdan doğan bir tatlının hikâyesidir” dedi.
Muharrem ayının gelmesiyle birlikte aşure kazanları yeniden kaynamaya başladı. Kadim Anadolu Kadın Girişimi Üretim ve İşletme Kooperatifi Başkan Yardımcısı Hacer Yetkin, aşurenin temel amacının bereketi komşularla, dostlarla ve akrabalarla paylaşmak olduğunu söyledi.
Aşure geleneğinin Hz. Nuh'un gemisinde yaşanan kıtlık dönemine dayandığını anlatan Yetkin, “Buğday, nohut ve kuru fasulye gibi malzemelerin bir araya gelmesiyle ortaya çıkan aşure, aslında bir yokluk yemeğidir. İmkânsızdan doğan bir tatlının hikâyesidir” ifadelerini kullandı.
Aşurenin komşuluk ve akrabalık bağlarını güçlendirdiğini vurgulayan Yetkin, “Aşure, toplumsal birliği ve beraberliği artıran, paylaşma duygusunu güçlendiren kadim bir gelenektir” dedi.
Muharrem ayının insanların sahip olduklarının kıymetini hatırlaması için önemli bir fırsat olduğunu belirten Yetkin, “Birliğin ve beraberliğin her daim yaşandığı bir aşure ayı diliyorum” diye konuştu.
Hz. Nuh'tan günümüze uzanan bereket geleneği
Niğde’de faaliyet gösteren Kadim Anadolu Kadın Girişimi Üretim ve İşletme Kooperatifi Başkan Yardımcısı Hacer Yetkin, aşurenin paylaşma, bereket ve dayanışma kültürünün en önemli sembollerinden biri olduğunu belirterek, “Aşure, imkânsızdan doğan bir tatlının hikâyesidir” dedi.
Muhabir: Begüm Özdemir
Yorumlar


