İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, 10 Ocak İdareciler Günü sebebiyle Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde Cumhurbaşkanı Yardımcısı Sayın Cevdet Yılmaz’ın teşrifleriyle düzenlenen Valiler Buluşması’na katıldı.


Düzenlenen törende Bakan Ali Yerlikaya ve Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz konuşma gerçekleştirdi.


“Biz Bu Millete Efendi Değil, Hizmetkar Olmaya Geldik”


Valiler Buluşmasını Milletin Evi Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde gerçekleştirmekten büyük bir onur duyduğunu dile getiren Bakanımız Sayın Yerlikaya, “Selçukludan Osmanlıya ve günümüze kadar uzanarak bir geleneği temsil eden mülki idare amirliği, devlet idare ve yönetiminde çok önemli bir yere sahiptir. Mülk, devletin egemenliği altında bulunan toprakları ifade eder. Bu mülkü idare edenlerse bir anlamda medeniyetimizin meşale taşıyıcıları olan siz valilerimizsiniz.” ifadelerini kullandı. 


Bakan  Ali Yerlikaya konuşmasını şu sözlerle sürdürdü: “Farabi, devleti uzun süre bir arada yaşama iradesi gösteren ve aynı ideal etrafında teşkilatlanmayla vücut bulan bir organizmaya benzetir. Yani devlet bir düzen, bir ahenk demektir. Bu devlet düzeninin ruhu ise onu meydana getiren milletine hizmet etme gayesi ve davasıdır. Milletiyle arasına duvar ören, mesafe koyan, onun derdine kulak tıkayan, derdiyle dertlenmeyen bu devletin ve milletin layıkıyla yöneticisi, idarecisi olamaz. Bütün makamlar, bütün mevkiler gelip geçicidir. Her görev bir sorumluluk ve emanettir. Aslolan bu görevleri hakkıyla yerine getirebilmek ve millete hizmet bayrağını onurla devredebilmektir. Bizim dileğimiz ve beklentimiz; mesaisinin çoğunu sahada, halkımızın yanında geçiren, halkımızın derdiyle dertlenen yöneticilerin sayısının artmasıdır. Sayın Cumhurbaşkanımızın şu cümlesini asla aklımızdan çıkarmamalıyız: ‘Biz bu millete efendi değil, hizmetkar olmaya geldik.’”


“Bizim Milletimiz Devletine Bağlıdır”


1000 yıldır vatan kılınan Anadolu’da, dünyanın bu en güzel beldesinde, şanlı bayrağımızı ilelebet dalgalandırmak için millet olarak büyük bedeller ödendiğine vurgu yapan İçişleri Bakan Yerlikaya, “Hani İstiklal şairi Akif’imiz diyor ya, ‘Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda? Şüheda fışkıracak, toprağı sıksan şüheda!’ İşte öylesine kutsal, öylesine azizdir bu topraklar. Vatanımızın her karışında şehit kanı var. En ücra köyümüzde, neredeyse tüten her ocağımızda, şehitlik mertebesine ulaşan kahramanlarımız var. Bizim milletimiz devletine bağlıdır. Bizim milletimiz devleti var olsun diye her türlü fedakarlığı yapmıştır. Bu aziz millet kendisine bir adım gelene, koşarak gider. Ona elini uzatana canı gönülden sarılır. Aşını paylaşır, ekmeğini bölüşür. Bu yüzden de devletin asıl sahibi milletimizdir.” şeklinde konuştu.


Bakan Ali Yerlikaya, “Bu milletin bağrından çıkan ve Vali olan siz evlatlarına, kibir değil tevazu, enâniyet değil samimiyet, sertlik değil şefkat yaraşır. Devletin sıcak yüzünü, adaletini, vicdanını sizler temsil ediyorsunuz. Bu nedenle, milleti ile gönül bağı kuran her bir valimiz, devlet ile millet arasında kurulan bağın mimarlarıdır da. Unutmamamız gereken kadim hikmet şudur ki: Devlet, insan ile daim ve kaimdir. Binlerce yıllık devlet geleneğimiz, milleti ile olan güçlü bağı sayesinde bugünlere erişmiştir.” dedi.


“İnsanı Yaşat Ki Devlet Yaşasın”


Tarihte iz bırakmış düşünürlerin, bilgelerin ve devlet yöneticilerinin yazdıkları eserlerin, siyasetnamelerin zaman değişse de hep aynı hakikati ve hikmeti söyleyip ve öğütlediğini anımsatan Bakanımız Sayın Ali Yerlikaya; “600 yıllık çınarımız Osmanlı İmparatorluğunun kuruluşunda, Şeyh Edebali’nin Osman Bey’e vasiyetinde söylediği o söz: Devlet tasavvurumuzun mihengi olmuştur: ‘İnsanı yaşat ki devlet yaşasın.’ İşte bu anlayıştan hareketle tarihe şöyle bir baktığımızda büyük devletlerin tamamının milletiyle bütünleşmiş ve kenetlenmiş devletler olduğunu görürüz. Ez cümle, bütün mesele her şey bitip gittiğimizde, gök kubbede hoş bir sadâ ve hatıralarda hayırla anılacak izler bırakmaktır. Unutmayınız, ziyaret ettiğiniz bir eve sadece siz değil, devletimiz gitmiş oluyor, dokunduğunuz bir omuz, tuttuğunuz bir el devletle temas etmiş oluyor.” sözlerini kullandı.


Bakan Ali Yerlikaya konuşmasına şu ifadelerle devam etti: “Yaptığınız ve yapacağınız nice iş gönüller alıyor, gönüller yapıyor, zamanı aşan muhabbet köprülerini kurarak hayatları değiştiriyor. Değişen sadece o dokunduğunuz hayatlar olmuyor, değişen sizler de oluyorsunuz. Bir vatandaşımızın duası, sizlerin de hayatlarınıza şekil veriyor. Bu nedenle bulunduğu şehrin kahvesinde, parkında, bahçesinde vatandaşıyla birlikte bir bardak çay içmeyen, vatandaşının sevinciyle, hüznüyle bir kere bile hem hal olmayan, bir kapıyı çalıp da vatandaşının sofrasına diz kırmayan, garipleri kollayıp gözetmeyen, gece gündüz demeden milletinin yanında olmayan bir vali, asla başarılı olamaz.”


“Vatandaş Sizi Güler Yüzlü Devlet Kapısı Olarak Görecek”


Devletin aynı zamanda bir umut kapısı, derdi olanın kapısı olduğunu dile getiren Bakan Yerlikaya; “Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde 22 yıldır verilen mücadeleyi tek bir cümleyle özetlemek gerekirse, o söz: ‘Millete hizmet’ olur. Bu mücadele; devlet ile millet arasına örülen duvarları kaldırma mücadelesidir. Güçlü millet, güçlü devlet olma mücadelesidir. Unutmayın sizler; huzurun, refahın, güvenin teminatısınız. Sokak sokak, cadde cadde ilinizi tanıyacak, bilecek, esnafla bir araya gelecek, millet için milletin arasında milletle beraber olacaksınız. Vatandaş sizi güler yüzlü devlet kapısı olarak görecek. Sizler milletimizin mutluluğunu, huzurunu, refahını, güvenini esas alarak büyük bir fedakarlıkla çalışmalısınız. Görevlerinizi de tevazu ile icra edeceksiniz. Zira bu makamlara hiçbir şekilde kibir yakışmaz.” diye konuştu.


“Aziz Milletimizin Kurduğu Cumhuriyetimiz 1 Asrını Tamamladı”


Cumhurbaşkanı yardımcısına ve valilerimize seslenen İçişleri Bakan Ali Yerlikaya, “Cepheye mermi taşırken kundaktaki yavrusunu sırtına bağlayan anaların, elindeki son lokmasını istiklali için savaşan mehmetçiğe gönderen ninelerin, geride eşini çocuğunu bırakıp cepheye koşan yiğitlerin… Sütçü İmamların, Şahin Beylerin, Hasan Tahsinlerin… ‘Ya istiklal ya ölüm’ diyenlerin, terör nedeniyle evladı şehit olan ama boğazına oturan yumruyu eze eze ‘vatan sağ olsun’ diye haykıran babaların… Aziz milletimizin kurduğu cumhuriyetimiz 1 asrını tamamladı. Bu bir asır içinde vatanımızın bekasına, bağımsızlığına ve güvenliğine yönelen tehditler oldu. Hamdolsun bu tehditlerin tamamı yok edildi ve yok edilmeye de devam ediliyor.” ifadelerini kullandı.


İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, konuşmasına şöyle devam etti: “Milletimizin zenginliği olarak gördüğümüz farklılıklarını, ayrıştırmaya, çatıştırmaya ve huzursuzluğa sevk etmek isteyen hevesler başarıya ulaşamadı ve inşallah ilelebet de başarıya ulaşamayacak. Binlerce yıllık kardeşliğimiz bu hainliklere geçit vermedi. Dini, dili, rengi her ne olursa olsun Türkiye Cumhuriyeti devletine vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes bu vatanın asli unsurudur. Bu gerçeği hiçbir güç, hiçbir emel değiştiremez. Bizim bütün saldırılara, Bütün tuzaklara en güçlü kalkanımız, devletimiz ile milletimizin arasında sarsılmaz derece de güçlü olan bağdır.”


Türkiye Yüzyılı Milletin Yüzyılı, Türkiye Yüzyılı Huzurun Yüzyılı


Türkiye Yüzyılı’nın inşa edildiğini ifade eden İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, Türkiye Yüzyılının milletin yüzyılı olduğunu belirterek Yavuz Bülent Bakiler’in Türkiye Yüzyılının ilhamını satırlara döktüğünü anlatan şu dizeleri okudu:  


“Yeniden cemre gibi düşmek toprağa
Yeniden haram etmek gece gündüz uykuyu...
Yûnus Emre gibi atsız-pusatsız
Yeniden fethetmek Anadolu’yu”


Türkiye Yüzyılı aynı zamanda ‘Huzur’un Yüzyılı’ olduğunu vurgulayan İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, valilere hitaben “Huzurun teminatı siz valilerimizsiniz. 600 bin personeliyle Kara Vatan’da, Mavi Vatan’da, Siber Vatan’da, yılın 365 günü, gece gündüz demeden, büyük bir inanç, azim ve ferasetle çalışan İçişleri Bakanlığı ailesi olarak bizleriz. Hepimiziz! Nihai hedefimiz büyük ve güçlü Türkiye’dir. Bu hedefe de inşallah; bütün kurumlarımızın, bütün yöneticilerimizin fedakârlık ve üstün gayretleriyle ulaşacağız” şeklinde konuştu. 


Bölücü Terör Örgütü Artık Kaybetti


Terörle, o hainlerin iş birlikçileriyle, organize suç örgütleriyle, zehir tacirleriyle, göçmen kaçakçılığı organizatörleriyle, suç odaklarıyla mücadelenin azim ve kararlılıkla devam edeceğini belirten İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, “Bunu öyle sadece bir laf olarak söylemiyorum. Bu mücadelede nice yiğitlerin alın teri, emeği var, kanı var, canı var. 40 yılı aşkın bir süredir milletimizin kardeşliğine pusu kuran bölücü terör örgütü artık kaybetmiştir, kaybetmeye de mahkumdur. Terörün istismar alanları artık ülkemizde söz konusu dahi değildir. Devletimiz milletiyle bir bütün olmuştur. Peki duracak mıyız? Asla. Artık terörün kapımıza dayanmasını beklemiyor, terör tehdidi nereden geliyorsa, nerede bir terörist varsa kaynağında etkisiz hale getiriyoruz. Nihai hedefimiz, son terörist etkisiz hale getirilinceye kadar mücadelemize devam etmektir.” diye konuştu.


“Aziz Milletimizin Canını Yakmaya Çalışan Kim Varsa, Nefeslerini Kesiyoruz”


İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, “Sadece Bölücü Terör Örgütü mü? FETÖ’sünden DEAŞ’ına, Sol Terör Örgütlerinden diğer tüm terör örgütlerine kadar, aziz milletimizin canını yakmaya çalışan kim varsa, nefeslerini kesiyoruz, kesmeye de devam edeceğiz.” dedi. 


Organize suç örgütlerine göz açtırmayacaklarını söyleyen Bakanı Yerlikaya; sokaklarda, caddelerde, mahallelerde suçta kibirlenen, şehir eşkıyalığına soyunan kim varsa devletin demir yumruğunu tepelerine indirmeye devam edeceklerini belirtti. 


Kamu düzeninden ve milletin huzurundan bir adım dahi taviz vermeyeceklerinin de altını çizen Bakan Ali Yerlikaya, “Biliyorsunuz sabahta hayır vardır. Şafak sökerken de gün batarken de bu suç örgütlerine operasyonlar düzenliyoruz ve her sabah sosyal medya hesaplarımdan bu operasyonları paylaşıyorum. Zira İçişleri ailesi olarak birlikte verdiğimiz bu mücadelenin nasıl kararlı bir şekilde sürdüğünü basın da kamuoyu da bilsin istiyoruz.” dedi. Konuşmalarına zehir tacirlerini teröristlerle eş değer gördüğünü söyleyerek sürdüren Bakanımız Sayın Yerlikaya, “Başta geleceğimiz olan çocuklarımızı, gençlerimizi zehirlemeye cüret edenlere hayatı zehrediyoruz, zehretmeye de devam edeceğiz.” dedi.


“İnsan Tacirlerine Alsa Fırsat Vermeyeceğiz”


21. yüzyılın en ciddi küresel güvenlik sorunlarından birinin de göç meselesi olduğuna vurgu yapan İçişleri Bakan Ali Yerlikaya konuşmalarına şöyle devam etti: 


“Göç meselesine yaklaşımımızı; binlerce yıllık medeniyetimiz, tarihimiz ve insanlık anlayışımızla şekillendirdik. İnsanı önceleyen, aynı zamanda kamu düzenimizden ve güvenliğimizden taviz vermeyen bir göç anlayışını hayata geçirdik. Umut tacirliği yaparak insanları kandıran, binlerce insanı göç yollarında ölüme sürükleyen, ülkemizi düzensiz göçün hedefi ve transit geçiş yolu haline getirmeye çalışan insan tacirlerine alsa fırsat vermeyeceğiz. Ülkemize girişi, kalışı ve çıkışı yasal yollardan olmayan düzensiz göçmenlere yönelik mücadelemizi durmadan, duraksamadan sürdürüyoruz. Göçmen kaçakçıları organizatörlerinin de her an enselerindeyiz.”

Acaba Ne Pişirecekler, 5 bin lira değerindeki düdüklü tencereyi çaldılar Acaba Ne Pişirecekler, 5 bin lira değerindeki düdüklü tencereyi çaldılar


“Türkiye Umudun Adıdır”


İçişleri Bakan Ali Yerlikaya, Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün “Nerede karşılıklı sevgi ve saygı varsa, orada itimat ve itaat vardır.  İtimat ve itaatin olduğu yerde disiplin vardır. Disiplinin olduğu yerde huzur, huzurun olduğu yerde başarı vardır.” sözünü kullanarak bu sözün muhatabının bizler olduğunu belirtti ve sözlerine şu şekilde devam etti:


“Hepimiz bu sözün gereğini yerine getirmekle mükellefiz. Çünkü üzerimizde tarihin, bu ülke için, bu millet için büyük bedeller ödeyen atalarımızın, bizden yaşanabilir güçlü ve müreffeh bir ülke bekleyen nesillerimizin sorumluluğu var. Anadolu bizim son vatanımızdır. Türkiye Cumhuriyeti, Anadolu’da kurduğumuz son devletimizdir. Yeniden aşkla, sevgiyle, yeniden sevinçle, heyecanla çalışacağız. Bu millet güçlensin ki, Mazlumlar umudunu kaybetmesin. Çünkü Türkiye umudun adıdır.” 

İçişleri Bakan Ali Yerlikaya’nın ardından Cumhurbaşkanı Yardımcısı Sayın Cevdet Yılmaz valilere hitaben konuşmalarını gerçekleştirdi. 


81 ilde devletin millete dokunan eli, kulağı ve yüreği olan valiler ile bir arada olmaktan duyduğu memnuniyeti belirten Cumhurbaşkanı Yardımcısı Sayın Cevdet Yılmaz sözlerine şöyle devam etti:


“Ülkemizde devlet teşkilatlanmasının temeli olan mülki idare sistemi köklü bir yönetim geleneğinin uzantısıdır. Bu köklü devlet anlayışının şehirlerdeki temsilcileri valilerimizdir. Yine az önce sayın Bakanımızın altını çizdiği gibi, ‘İnsanı Yaşat ki Devlet Yaşasın’ anlayışının illerdeki taşıyıcısı ve taşıyıcılarının da öncüsü valilerimizdir. Millete hizmetin saati ve sınırı olmaz diyerek 7 gün 24 saat çalışmalarını yürüten mülki idare amirlerimizi burada ağırlıyoruz. Valilerimizin icraat makamı olarak sorumluluk bilinci ile nasıl gayret gösterdiklerini il ziyaretlerimizde görüyoruz. Cumhurbaşkanımızın her zaman altını çizdiği gibi devletin vatandaşa dönük adaletli ve merhametli yüzü, şefkatli yardım elisiniz sizler.” 


Cumhurbaşkanı Yardımcısı Sayın Cevdet Yılmaz, geçmiş tecrübelerine dayanarak iki tip valiliğin olduğunu belirterek şunları kaydetti:


“Bu valiliklerden bir tanesi daha çok törensel veya protokol tipi valiliktir. Törenler, organizasyonlar, temsiller önemsiz değil tabii, onlar da gerekli. İkinci tip valiliğe de kalkınma ve hizmet valiliği diyorum. Törensel olanının dışında bulunduğu yörede bir güven unsuru olarak farklı kesimleri ortak hedefler etrafında buluşturan bir yapı olarak valiler, kaynaklarımızı harekete geçirme, milletimize hizmet etme, ülkemizin potansiyelini açığa çıkarma açısından çok önemli bir konuma sahipler. Bu ikinci valiliğe kalkınma valiliği, hizmet valiliği olarak isimlendiriyorum. Burada da bunun bir değer olduğunu düşünüyorum. Bu bir değer ve bunun mutlaka ülkemizin kalkınması ve gelişmesi için değerlendirmek durumundayız.”


“Kalkınma Ajansları Kurduk”


20 yılda valilerimizin çok önemli bir dönüşümden geçtiğini düşünen Cumhurbaşkanı Yardımcısı Sayın Cevdet Yılmaz; geçmiş vali imajı ile bugünkü vali imajı arasında bir fark oluştuğunu, daha çok kalkınmacı ve daha çok hizmet odaklı, vatandaş odaklı bir hale dönüştüğünü bunu da kurumsal olarak desteklemeye gayret ettiklerini dile getirdi ve sözlerine şu şekilde devam etti:


“Sadece bir tane örnek vermek gerekirse, kalkınma ajansları kurduk. Bunun yönetimini oluştururken de rastgele yapmadık. Bir taraftan merkezi idarenin temsilcisi ve ildeki kalkınma sürecinin koordinatörü olarak valilerimizi yönetim kurulunda görevlendirdik. Diğer taraftan yerel yönetimlerden belediye başkanlarımızı kattık. Ayrıca iş dünyamızın temsilcilerini de koyduk. Dolayısıyla merkezi idare, yerel idare ve sivil toplum ile iş dünyası; danışma kurulunda da akademik dünyadan diğer kurullara varıncaya kadar bir yapı içerisinde daha sistematik bir şekilde yerelden kalkınmayı destekleme gayreti içerisinde olduk. Orada da valilik kurumunun, makamının bizim için faydalı olması adına bir tasarım gerçekleştirdik.”


Cumhurbaşkanı Yardımcısı Sayın Yılmaz, valilerimizin merkezden gelen talimatları yerine getirebileceklerini ama rutin işler yapan ve bu rutinin dışına çıkmayan valilik anlayışının artık kabul edilebilir olmadığını ifade etti. Valilerimizin aynı zamanda içinde bulundukları ilin gereklerine göre çeşitli inisiyatifler alabilen, çeşitli fikirler ve projeler geliştirebilen bir konumda olduklarının da altını çizdi. 


“Bizler Sadece İlleri İmar Etmekten Değil, Aynı Zamanda Gönülleri De İmar Etmekten Sorumlu Bir Konumdayız”


Kalkınma ve gelişme dediğimiz sürecin sadece maddi bir süreç olmadığını; yol, su, elektrik gibi fiziki hizmetlerden daha fazlası olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Yardımcısı Sayın Yılmaz sözlerine şu şekilde devam etti:


“Bizler sadece illeri imar etmekten değil, aynı zamanda gönülleri de imar etmekten sorumlu bir konumdayız. İkisini bir arada yapamazsak zaten bir toplum gerçek anlamda kalkınmış ve huzur içinde bir toplum olamaz. Bu çerçevede Fatih Sultan Mehmet Han’ın şu sözü çok kıymetli gerçekten: ‘Hüner bir şehir bünyâd etmektir; Reâyâ kalbin âbâd etmektir.’ Sadece demek ki fiziki anlamda birtakım işler yapmakla gerçek anlamda ilerlemeyi sağlayamıyoruz. Gerçek anlamda topluma hizmet etmiş olmuyoruz. Kalpleri de ihya etmemiz lazım, gönüllere de dokunmamız lazım. İkisini bir arada yapabilmektir maharet.”


“En Önemli İşlerden Birisi, Devlet İle Milletin Aynı Yöne Bakmasıdır”


Sayın Cevdet Yılmaz, İçişleri Bakanımız Sayın Ali Yerlikaya’nın devlet ile milletin buluşması ve kaynaşması vurgusunun çok kıymetli olduğunu söyledi ve sözlerine şöyle devam etti:


“Son 20 yılda Cumhurbaşkanımızın liderliğinde başardığımız en önemli işlerden birisi, devlet ile milletin aynı yöne bakmasıdır. Tabii ki devlet görevi kendi özelliklerine sahip ama milletten ayrı, millete rağmen bir şeyler yapmaya çalışan bir devlet anlayışı değil, milletle birlikte hedeflere koşan bir devlet anlayışını kast ediyorum. Milletle devlet arasındaki mesafenin ortadan kaldırıldığı, az önceki ifade ile milletin devleti anlayışı ile hareket eden ve çalışan bir yönetim, çok kıymetli gerçekten. Aksi takdirde bir ülkenin amaçlarına ulaşması mümkün değil. Devletle milletin farklı yönlere baktığı, farklı değerlerle hareket ettiği bir yerde bir ülkenin uluslararası rekabette de bir yere gelmesi mümkün değil. Dolayısıyla en büyük başarılarımızdan birisi devletle milletin aynı yöne bakması ve aynı hedeflere yürümesidir diyorum.”