<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Niğde DMC Haber, Niğde, Haber, Niğde Haberleri, Son Dakika, Doğru ve Hızlı Haber</title>
    <link>https://www.dmchaber.com</link>
    <description>DMC Haber Hızlı ve Anında Haber, Doğru, Güvenilir, Tarafız ve İlkeli Habercilik</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.dmchaber.com/rss/saglik" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Digital Media Center Copyright © 2023. Her hakkı DMC HABER 'de saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sun, 10 May 2026 05:55:33 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.dmchaber.com/rss/saglik"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Göz kuruluğu ve göz hastalıklarında lazer tedavi yöntemleri önemli]]></title>
      <link>https://www.dmchaber.com/goz-kurulugu-ve-goz-hastaliklarinda-lazer-tedavi-yontemleri-onemli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dmchaber.com/goz-kurulugu-ve-goz-hastaliklarinda-lazer-tedavi-yontemleri-onemli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Yavuz Özpınar, son yıllarda lazer teknolojisinin kronik göz kuruluğu tedavisinde de kullanılmaya başlandığını, bu amaçla kullanılan yöntemlerden birinin de IPL (Intense Pulsed Light) tedavisi olduğunu söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Yavuz Özpınar, son yıllarda lazer teknolojisinin kronik göz kuruluğu tedavisinde de kullanılmaya başlandığını, bu amaçla kullanılan yöntemlerden birinin de IPL (Intense Pulsed Light) tedavisi olduğunu söyledi.</p>

<p>Medicana Konya Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Yavuz Özpınar, IPL tedavisinin özellikle Meibomian bez disfonksiyonuna bağlı göz kuruluğunda uygulanmakta olduğunu söyledi. İşlem sırasında göz çevresindeki cilde kontrollü ışık atımları uygulandığını ifade eden Op. Dr. Özpınar, bu ışık enerjisi ile göz kapaklarındaki yağ bezlerinin fonksiyonunun düzenlenebileceğini, iltihabi süreçlerin azaltılabileceğini ve gözyaşı film tabakasının daha stabil hale getirilebileceğini belirtti. Özpınar, ayrıca tedavinin genellikle birkaç seans şeklinde uygulandığının ve her seansın kısa sürede tamamlandığının altını çizdi.</p>

<p>Lazer ile gözlük numarasının tedavisi</p>

<p>Miyop, hipermetrop ve astigmat gibi kırma kusurlarının düzeltilmesi amacıyla yapılan lazer işlemleri halk arasında 'göz çizdirme' olarak biliniyor. Bu işlemlerde hedeflenen yapının kornea yani gözün ön saydam tabakası olduğunu, kornea şeklinin değiştirilmesiyle ışığın retina üzerine doğru şekilde odaklanmasın sağlandığını belirten Op. Dr. Yavuz Özpınar, 'Tedavide bu amaçla kullanılan başlıca lazer yöntemleri mevcuttur. Seçenekler arasında yer alan LASIK (Laser Assisted in Situ Keratomileusis) en yaygın uygulanan yöntemlerden biridir. İşlem sırasında korneanın yüzeyinde ince bir kapak (flap) oluşturulur. Bu kapak kaldırıldıktan sonra excimer lazer kullanılarak, korneanın alt tabakasına mikron düzeyinde şekil verilir. Ardından kapak tekrar yerine yerleştirilir. Görme genellikle hızlı şekilde düzelir ve iyileşme süresi kısadır. Bir diğer tedavi seçeneği iLASIK (Intralase LASIK), LASIK yönteminin daha gelişmiş bir versiyonudur. Bu teknikte kornea kapağı mekanik bıçak yerine femtosaniye lazer ile oluşturulur. Bu durum kapağın daha hassas ve kontrollü şekilde hazırlanmasını sağlar. Daha yüksek teknolojili bir yöntem olduğu için bazı hastalarda daha güvenli ve öngörülebilir sonuçlar sağlayabilir' dedi.</p>

<p>Tercih edilen diğer lazer işlemlerinden olan PRK (Photorefractive Keratectomy) yönteminden de bahseden Op. Dr. Özpınar, 'Bu yöntemde korneanın yüzey epitel tabakası kaldırılır ve excimer lazer doğrudan kornea yüzeyine uygulanır. Kapak oluşturulmaz. Bu nedenle kornea yapısı ince olan hastalarda tercih edilebilir. İyileşme süresi LASIK'e göre biraz daha uzun olabilir. TransPRK (Transepitelyal PRK), PRK yönteminin daha modern bir versiyonudur. Bu teknikte korneanın yüzey epitel tabakası mekanik olarak kaldırılmaz. Lazer hem epitel tabakayı hem de alttaki kornea dokusunu tek aşamada şekillendirir. Bu sayede işlem daha kısa sürede tamamlanabilir ve cerrahi temas azalır. SMILE (Small Incision Lenticule Extraction) daha yeni geliştirilen bir yöntemdir. Bu teknikte femtosaniye lazer kullanılarak kornea içinde ince bir doku parçası oluşturulur ve çok küçük bir kesiden çıkarılır. Böylece korneanın şekli değiştirilir. Kapak oluşturulmadığı için korneanın biyomekanik yapısı daha iyi korunabilir. Ayrıca bu lazer işlemleri genellikle damla ile yapılan anestezi altında uygulanır ve ağrısızdır. İşlem sonrası hastalar kısa sürede günlük hayatlarına dönebilirler ancak her hasta bu tedaviler için uygun olmayabilir. Kornea kalınlığı, göz numarası ve genel göz sağlığı mutlaka ayrıntılı bir muayene ile değerlendirilmelidir' ifadelerini kullandı.</p>

<p>Lazer tedavisinde beklenen teknolojik gelişmeler</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Göz hastalıklarında lazer teknolojisinin sürekli geliştiğini ve gelecekte daha hassas, daha güvenli ve kişiye özel tedavilerin yaygınlaşmasının beklendiğini vurgulayan Op. Dr. Yavuz Özpınar, 'Bu alandaki önemli hedeflerden biri daha yüksek hassasiyete sahip lazer sistemleri geliştirmektir. Yeni nesil cihazlar sayesinde kornea veya retina üzerinde mikron düzeyinde daha kontrollü işlemler yapılması mümkün hale gelmektedir. Bir diğer önemli gelişme alanı yapay zeka destekli lazer planlama sistemleridir. Bu sistemler hastanın kornea haritası, göz yapısı ve görme ihtiyaçlarını analiz ederek kişiye özel tedavi planlarının oluşturulmasına yardımcı olabilir. Böylece tedavi sonuçlarının daha öngörülebilir hale gelmesi amaçlanmaktadır. Ayrıca retina hastalıklarında daha hedefe yönelik mikro lazer uygulamaları üzerinde çalışmalar da devam etmektedir. Bu yöntemlerin amacı retina dokusuna minimum zarar vererek hastalıklı alanları tedavi edebilmek ve görme fonksiyonunu daha iyi koruyabilmektir. Gelecekte lazer teknolojisinin yalnızca kırma kusurlarının düzeltilmesinde değil, aynı zamanda presbiyopi (yaşa bağlı yakın görme sorunu) gibi durumların tedavisinde de daha etkin yöntemler sunması beklenmektedir. Bunun yanında lazerin ilaç taşıyıcı sistemlerle veya biyoteknolojik tedavilerle birlikte kullanıldığı yeni yaklaşımlar üzerinde de araştırmalar yapılmaktadır. Sonuç olarak lazer teknolojisi göz hastalıklarının tedavisinde önemli bir yere sahiptir ve gelişen teknoloji ile kullanım alanı giderek genişlemektedir. Daha hassas cihazlar, kişiye özel tedavi planları ve yeni cerrahi teknikler sayesinde gelecekte lazer tedavilerinin göz sağlığının korunmasında çok daha önemli bir rol oynaması beklenmektedir' diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Konya, Sağlık</category>
      <guid>https://www.dmchaber.com/goz-kurulugu-ve-goz-hastaliklarinda-lazer-tedavi-yontemleri-onemli</guid>
      <pubDate>Sat, 09 May 2026 10:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dmchabercom.teimg.com/crop/1280x720/dmchaber-com/uploads/2026/05/goz-kurulugu-ve-goz-hastaliklarinda-lazer-tedavi-yontemleri-onemli.jpg" type="image/jpeg" length="78745"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Göz kuruluğu ve göz hastalıklarında lazer tedavi yöntemlerinin önemi artıyor]]></title>
      <link>https://www.dmchaber.com/goz-kurulugu-ve-goz-hastaliklarinda-lazer-tedavi-yontemlerinin-onemi-artiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dmchaber.com/goz-kurulugu-ve-goz-hastaliklarinda-lazer-tedavi-yontemlerinin-onemi-artiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Yavuz Özpınar, son yıllarda lazer teknolojisinin kronik göz kuruluğu tedavisinde de kullanılmaya başlandığını, bu amaçla kullanılan yöntemlerden birinin de IPL (Intense Pulsed Light) tedavisi olduğunu söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Yavuz Özpınar, son yıllarda lazer teknolojisinin kronik göz kuruluğu tedavisinde de kullanılmaya başlandığını, bu amaçla kullanılan yöntemlerden birinin de IPL (Intense Pulsed Light) tedavisi olduğunu söyledi.</p>

<p>Medicana Konya Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Yavuz Özpınar, IPL tedavisinin özellikle Meibomian bez disfonksiyonuna bağlı göz kuruluğunda uygulanmakta olduğunu söyledi. İşlem sırasında göz çevresindeki cilde kontrollü ışık atımları uygulandığını ifade eden Op. Dr. Özpınar, bu ışık enerjisi ile göz kapaklarındaki yağ bezlerinin fonksiyonunun düzenlenebileceğini, iltihabi süreçlerin azaltılabileceğini ve gözyaşı film tabakasının daha stabil hale getirilebileceğini belirtti. Özpınar, ayrıca tedavinin genellikle birkaç seans şeklinde uygulandığının ve her seansın kısa sürede tamamlandığının altını çizdi.</p>

<p>Lazer ile gözlük numarasının tedavisi</p>

<p>Miyop, hipermetrop ve astigmat gibi kırma kusurlarının düzeltilmesi amacıyla yapılan lazer işlemleri halk arasında 'göz çizdirme' olarak biliniyor. Bu işlemlerde hedeflenen yapının kornea yani gözün ön saydam tabakası olduğunu, kornea şeklinin değiştirilmesiyle ışığın retina üzerine doğru şekilde odaklanmasın sağlandığını belirten Op. Dr. Yavuz Özpınar, 'Tedavide bu amaçla kullanılan başlıca lazer yöntemleri mevcuttur. Seçenekler arasında yer alan LASIK (Laser Assisted in Situ Keratomileusis) en yaygın uygulanan yöntemlerden biridir. İşlem sırasında korneanın yüzeyinde ince bir kapak (flap) oluşturulur. Bu kapak kaldırıldıktan sonra excimer lazer kullanılarak, korneanın alt tabakasına mikron düzeyinde şekil verilir. Ardından kapak tekrar yerine yerleştirilir. Görme genellikle hızlı şekilde düzelir ve iyileşme süresi kısadır. Bir diğer tedavi seçeneği iLASIK (Intralase LASIK), LASIK yönteminin daha gelişmiş bir versiyonudur. Bu teknikte kornea kapağı mekanik bıçak yerine femtosaniye lazer ile oluşturulur. Bu durum kapağın daha hassas ve kontrollü şekilde hazırlanmasını sağlar. Daha yüksek teknolojili bir yöntem olduğu için bazı hastalarda daha güvenli ve öngörülebilir sonuçlar sağlayabilir' dedi.</p>

<p>Tercih edilen diğer lazer işlemlerinden olan PRK (Photorefractive Keratectomy) yönteminden de bahseden Op. Dr. Özpınar, 'Bu yöntemde korneanın yüzey epitel tabakası kaldırılır ve excimer lazer doğrudan kornea yüzeyine uygulanır. Kapak oluşturulmaz. Bu nedenle kornea yapısı ince olan hastalarda tercih edilebilir. İyileşme süresi LASIK'e göre biraz daha uzun olabilir. TransPRK (Transepitelyal PRK), PRK yönteminin daha modern bir versiyonudur. Bu teknikte korneanın yüzey epitel tabakası mekanik olarak kaldırılmaz. Lazer hem epitel tabakayı hem de alttaki kornea dokusunu tek aşamada şekillendirir. Bu sayede işlem daha kısa sürede tamamlanabilir ve cerrahi temas azalır. SMILE (Small Incision Lenticule Extraction) daha yeni geliştirilen bir yöntemdir. Bu teknikte femtosaniye lazer kullanılarak kornea içinde ince bir doku parçası oluşturulur ve çok küçük bir kesiden çıkarılır. Böylece korneanın şekli değiştirilir. Kapak oluşturulmadığı için korneanın biyomekanik yapısı daha iyi korunabilir. Ayrıca bu lazer işlemleri genellikle damla ile yapılan anestezi altında uygulanır ve ağrısızdır. İşlem sonrası hastalar kısa sürede günlük hayatlarına dönebilirler ancak her hasta bu tedaviler için uygun olmayabilir. Kornea kalınlığı, göz numarası ve genel göz sağlığı mutlaka ayrıntılı bir muayene ile değerlendirilmelidir' ifadelerini kullandı.</p>

<p>Lazer tedavisinde beklenen teknolojik gelişmeler</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Göz hastalıklarında lazer teknolojisinin sürekli geliştiğini ve gelecekte daha hassas, daha güvenli ve kişiye özel tedavilerin yaygınlaşmasının beklendiğini vurgulayan Op. Dr. Yavuz Özpınar, 'Bu alandaki önemli hedeflerden biri daha yüksek hassasiyete sahip lazer sistemleri geliştirmektir. Yeni nesil cihazlar sayesinde kornea veya retina üzerinde mikron düzeyinde daha kontrollü işlemler yapılması mümkün hale gelmektedir. Bir diğer önemli gelişme alanı yapay zeka destekli lazer planlama sistemleridir. Bu sistemler hastanın kornea haritası, göz yapısı ve görme ihtiyaçlarını analiz ederek kişiye özel tedavi planlarının oluşturulmasına yardımcı olabilir. Böylece tedavi sonuçlarının daha öngörülebilir hale gelmesi amaçlanmaktadır. Ayrıca retina hastalıklarında daha hedefe yönelik mikro lazer uygulamaları üzerinde çalışmalar da devam etmektedir. Bu yöntemlerin amacı retina dokusuna minimum zarar vererek hastalıklı alanları tedavi edebilmek ve görme fonksiyonunu daha iyi koruyabilmektir. Gelecekte lazer teknolojisinin yalnızca kırma kusurlarının düzeltilmesinde değil, aynı zamanda presbiyopi (yaşa bağlı yakın görme sorunu) gibi durumların tedavisinde de daha etkin yöntemler sunması beklenmektedir. Bunun yanında lazerin ilaç taşıyıcı sistemlerle veya biyoteknolojik tedavilerle birlikte kullanıldığı yeni yaklaşımlar üzerinde de araştırmalar yapılmaktadır. Sonuç olarak lazer teknolojisi göz hastalıklarının tedavisinde önemli bir yere sahiptir ve gelişen teknoloji ile kullanım alanı giderek genişlemektedir. Daha hassas cihazlar, kişiye özel tedavi planları ve yeni cerrahi teknikler sayesinde gelecekte lazer tedavilerinin göz sağlığının korunmasında çok daha önemli bir rol oynaması beklenmektedir' diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Konya, Sağlık</category>
      <guid>https://www.dmchaber.com/goz-kurulugu-ve-goz-hastaliklarinda-lazer-tedavi-yontemlerinin-onemi-artiyor</guid>
      <pubDate>Thu, 07 May 2026 11:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dmchabercom.teimg.com/crop/1280x720/dmchaber-com/uploads/2026/05/goz-kurulugu-ve-goz-hastaliklarinda-lazer-tedavi-yontemlerinin-onemi-artiyor.jpg" type="image/jpeg" length="72447"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Niğde'de bin 642 vatandaşın ayağına hizmet götürdüler!]]></title>
      <link>https://www.dmchaber.com/nigdede-bin-642-vatandasin-ayagina-hizmet-goturduler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dmchaber.com/nigdede-bin-642-vatandasin-ayagina-hizmet-goturduler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Niğde İl Sağlık Müdürlüğü bünyesinde faaliyet gösteren Sağlıklı Hayat Ekibi, şehir merkezine uzak bölgelerde yürüttüğü mobil sağlık çalışmalarıyla binlerce vatandaşa ulaştı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong jsaction="" jscontroller="zYmgkd" jsuid="WpZhu_l">Niğde İl Sağlık Müdürlüğü bünyesinde faaliyet gösteren Sağlıklı Hayat Ekibi, şehir merkezine uzak bölgelerde yürüttüğü mobil sağlık çalışmalarıyla binlerce vatandaşa ulaştı.</strong><!--TgQPHd|[]--></p>

<p>Halk Sağlığı Hizmetleri Başkanlığı koordinasyonunda gerçekleştirilen saha çalışmaları kapsamında, uzman ekipler bugüne kadar 9 farklı belde ve köyde toplam bin 642 kişiye doğrudan sağlık hizmeti sundu. Özellikle sağlık kuruluşlarına ulaşımda güçlük çeken kırsal yerleşimlerdeki vatandaşların ayağına kadar giden ekipler, uzman hekim muayenesinden koruyucu sağlık taramalarına kadar geniş bir yelpazede ücretsiz hizmet verdi.<!--TgQPHd|[]--></p>

<p>Mobil hizmet süresince 338 kişi uzman hekimlerce muayene edilirken, 356 vatandaşa beslenme danışmanlığı, 184 çocuğa ise gelişimsel değerlendirme yapıldı. Toplum sağlığını koruma çalışmaları çerçevesinde 243 kişiye gaitada gizli kan, 98 kişiye ise HPV taraması uygulanarak kanserde erken teşhisin önemi vurgulandı. Ayrıca 178 kişiye ağız ve diş sağlığı hizmeti sunulurken, sigarayı bırakmak isteyen 149 vatandaşa poliklinik desteği sağlandı. Kadın sağlığına yönelik çalışmalarda ise 27 riskli gebe takibi ve 19 RİA kontrolü gerçekleştirildi.<!--TgQPHd|[]--></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İl Sağlık Müdürlüğü yetkilileri, koruyucu sağlık hizmetlerini yaygınlaştırmak amacıyla yürütülen bu çalışmaların planlı bir program dahilinde farklı ilçe ve köylerde de kesintisiz devam edeceğini bildirdi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Niğde, Sağlık</category>
      <guid>https://www.dmchaber.com/nigdede-bin-642-vatandasin-ayagina-hizmet-goturduler</guid>
      <pubDate>Mon, 04 May 2026 11:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dmchabercom.teimg.com/crop/1280x720/dmchaber-com/uploads/2026/05/i-m-g-6616-j-p-g.jpeg" type="image/jpeg" length="90433"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA['Makyaj yaparken göz sağlığınızdan olmayın']]></title>
      <link>https://www.dmchaber.com/makyaj-yaparken-goz-sagliginizdan-olmayin-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dmchaber.com/makyaj-yaparken-goz-sagliginizdan-olmayin-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yanlış ve bilinçsiz kozmetik ürün kullanmanın ve makyajda hijyene dikkat etmemenin, göz sağlığı açısından büyük risk oluşturduğunu belirten Göz Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Şermin Ünal İpçioğlu, bilinçsiz göz makyajının alerji, göz enfeksiyonları ve tahrişe bağlı cilt hastalıkları gibi pek çok soruna yol açabildiğini söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yanlış ve bilinçsiz kozmetik ürün kullanmanın ve makyajda hijyene dikkat etmemenin, göz sağlığı açısından büyük risk oluşturduğunu belirten Göz Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Şermin Ünal İpçioğlu, bilinçsiz göz makyajının alerji, göz enfeksiyonları ve tahrişe bağlı cilt hastalıkları gibi pek çok soruna yol açabildiğini söyledi.</p>

<p>Makyaj malzemeleri kişiye özel olması gerektiğini, ürünlerin açıldıktan sonra genellikle 3-4 ay içinde tüketilmesinin önemli olduğunu belirten Medicana Bursa Hastanesi Göz Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Şermin İpçioğlu, 'Aksi halde bakteriler oluşabilir. Göz makyajı yapılırken, eyeliner ve göz kalemi gibi ürünler gözün iç kısmına sürülmemelidir. Kozmetik ürün kullanımında pek çok hata yapılıyor. Bunlardan biri de makyaj malzemelerinin başkalarıyla paylaşılmasıdır. Göz enfeksiyonu geçirmekte olan bir kişiye makyaj malzemenizi verirseniz, gözünüz enfeksiyon kapabilir. Mağazalarda veya ortak kullanım alanlarında bulunan deneme ürünleri de göz sağlığınızı tehdit edebilir' dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>'Kullanım süresi dolan makyaj ürünü bitmese bile atılmalı'</p>

<p>Her kozmetik ürünü gibi makyaj malzemelerinin de belirli bir kullanım süresi olduğuna dikkat çeken Op. Dr. İpçioğlu, 'Makyaj malzemeleri açıldıktan sonra belli bir süre içinde kullanılmalıdır. Bu süre genel olarak 3 ya da 4 ay olarak kabul edilmekle birlikte, makyaj malzemesinin özelliğine göre süre değişebilir. Kullanım süresi dolan malzeme bitmese bile atılmalıdır. Çünkü süresinden daha fazla kullanılan makyaj malzemelerinin hemen hemen hepsinde bakteri ürediği kanıtlanmıştır' diye konuştu.</p>

<p>'Gözdeki yağ bezleri tıkanabilir'</p>

<p>Makyaj malzemelerinde bulunan etkin ve koruyucu maddelerin alerjik bünyesi olan kişilerde göz alerjisine neden olabileceğini vurgulayan Op. Dr. Şermin Ünal İpçioğlu, şu bilgileri verdi:</p>

<p>'Alerjik bir bünyeniz varsa ve birden çok kozmetik ürünü aldıysanız, bunları sırayla denemeli ve alerji yapmadığına emin olduğunuz ürünleri kullanmaya devam etmelisiniz. Kirpik diplerinde göz sınırlarını belirgin hale getirmek için eyeliner veya göz kalemi kullanırken, kirpiklerin göze yakın olan iç kısmına değil, dışına sürmeye dikkat etmelisiniz. Çünkü kirpiklerin göze yakın olan iç kenarlarında gözyaşına katkıda bulunan Meibomean yağ bezleri bulunur. Bu bezler, makyaj yapılırken tıkanırsa gözyaşı kalitesizleşir ve gözde batma, yanma, kızarma gibi rahatsızlıklara sebep olabilir. Hatta göz kapağında arpacık gibi enfeksiyonlar gelişebilir. Rimel, kalem, far gibi göz makyajı ürünlerini uygularken, uygulama yönü gözden dışarıya (uzağa) doğru olmalıdır. Böylece ürünleri sürmek için kullandığınız fırça, kalem gibi araçların saydam tabakaya (kornea) batma ihtimali azalır. Makyaj yaparken bir ürün gözünüze batarsa önce bol suyla yıkamalı, gözde rahatsızlık devam ederse göz hekimine danışılmalıdır.'</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.dmchaber.com/makyaj-yaparken-goz-sagliginizdan-olmayin-1</guid>
      <pubDate>Sun, 03 May 2026 09:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dmchabercom.teimg.com/crop/1280x720/dmchaber-com/uploads/2026/05/makyaj-yaparken-goz-sagliginizdan-olmayin.jpg" type="image/jpeg" length="50968"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Anne adayları artık doğal doğumu tehcih ediyor]]></title>
      <link>https://www.dmchaber.com/anne-adaylari-artik-dogal-dogumu-tehcih-ediyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dmchaber.com/anne-adaylari-artik-dogal-dogumu-tehcih-ediyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Ebelik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Büşra Cesur, Ebeler Haftası dolayısıyla yaptığı açıklamada anne adaylarının sezeryana kıyasla normal doğumu tehcih ettiklerini söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Ebelik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Büşra Cesur, Ebeler Haftası dolayısıyla yaptığı açıklamada anne adaylarının sezeryana kıyasla normal doğumu tehcih ettiklerini söyledi.</p>

<p>Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Ebelik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Büşra Cesur, 21-28 Nisan Ebeler Haftası dolayısıyla ebelik mesleğinin sağlık sistemindeki yeri, eğitim süreçleri ve geleceğine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Ebelik mesleğinin sağlık sisteminin temel yapı taşlarından biri olduğunu belirten Cesur, ebelerin sağlığın korunması, geliştirilmesi, hastalıkların önlenmesi ile tedavi ve bakım hizmetlerini bir arada sunduğunu ifade etti. Ebelerin birinci, ikinci ve üçüncü basamak sağlık hizmetlerinin tamamında aktif rol aldığını vurgulayan Cesur, köyden kente kesintisiz sağlık hizmeti sunarak toplumun her kesimine ulaştıklarını söyledi. Anne ve bebek sağlığındaki kritik rolüne dikkat çeken Cesur, ebelerin anne ve bebek ölümlerinin azaltılmasında en önemli meslek gruplarından biri olduğunu belirtti. Sağlıklı gebelik planlamasından doğum ve doğum sonrası sürece kadar geçen tüm aşamalarda ebelerin aktif görev aldığını dile getirdi.</p>

<p>İstihdam alanları güçlenmeli</p>

<p>Türkiye'de ebelik alanında son yıllarda akademik ve klinik anlamda önemli gelişmeler yaşandığını ifade eden Cesur, akademik kadronun güçlendiğini, bilimsel çalışmaların arttığını kaydetti. Ancak mesleğin yetki, görünürlük ve istihdam alanlarında daha da güçlendirilmesi gerektiğini söyledi. Toplumda ebelik mesleğine yönelik yanlış algıların bulunduğunu da belirten Cesur, ebelerin yalnızca doğum yaptıran sağlık çalışanları olarak görülmesinin doğru olmadığını ifade etti. Ebelik hizmetlerinin gebelik öncesinden başlayarak lohusalık dönemine kadar uzanan geniş bir süreci kapsadığını vurguladı.</p>

<p>Doğuma karşı yaklaşım değişti</p>

<p>Ebelerin doğum sürecinde sadece tıbbi değil aynı zamanda psikolojik destek de sunduğunu dile getiren Cesur, anne adayının kaygısını azalttıklarını ve doğum deneyiminin daha olumlu geçmesine katkı sağladıklarını belirtti. Günümüzde doğum yaklaşımlarının değiştiğini ifade eden Cesur, kadın merkezli ve kanıta dayalı uygulamaların ön plana çıktığını, doğal doğuma yönelimin arttığını söyledi. Sezaryen oranlarının dengelenmesi yönünde çalışmaların sürdüğünü belirten Cesur, ebelerin bu süreçteki öneminin giderek daha fazla anlaşıldığını kaydetti.</p>

<p>Aktif öğrenme yöntemleriyle yetiştiriliyorlar</p>

<p>Ebelik eğitimi hakkında da bilgi veren Cesur, bölümde teorik ve uygulamalı derslerin dengeli şekilde, öğrencilerin aktif öğrenme yöntemleriyle yetiştirildiğini ifade etti. Simülasyon teknolojileri, sanal gerçeklik ve dijital eğitim materyallerinin eğitim sürecine entegre edildiğini belirtti. Bölümün akademik çalışmalarına da değinen Cesur, 2023 yılında akredite olduklarını ve Türkiye Yeterlilikler Çerçevesi (TYÇ) logosu almaya hak kazanan Türkiye'deki ilk ebelik bölümü olduklarını söyledi. Bu durumun mezunların uluslararası düzeyde tanınırlığını artırdığını ifade etti.</p>

<p>Ebeler Haftası mesleğin görünürlüğünü artıran önemli bir dönem</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Mezunların hastaneler, aile sağlığı merkezleri, toplum sağlığı merkezleri ve akademide görev alabildiğini belirten Cesur, birçok mezunun akademik ve idari kariyerlere yöneldiğini de sözlerine ekledi. Teknolojinin ebelik mesleğine katkı sağladığını vurgulayan Cesur, öğrenmeyi kolaylaştırdığını, problem çözme ve karar verme becerilerini geliştirdiğini ifade etti. Ancak veri güvenliği ve mahremiyet konularına dikkat edilmesi gerektiğini söyledi. Ebeler Haftası'nın mesleğin görünürlüğünü artıran önemli bir dönem olduğunu belirten Cesur, Mustafa Kemal Atatürk'ün çocuklara verdiği öneme dikkat çekerek, sağlıklı nesillerin temelinde ebelerin önemli bir rol üstlendiğini ifade etti. Cesur, sözlerini 'Sağlıklı bir toplumun temeli sağlıklı anneler ve bebeklerdir. Ebeler bu sürecin güvencesidir' ifadeleriyle tamamladı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.dmchaber.com/anne-adaylari-artik-dogal-dogumu-tehcih-ediyor</guid>
      <pubDate>Sat, 25 Apr 2026 15:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dmchabercom.teimg.com/crop/1280x720/dmchaber-com/uploads/2026/04/anne-adaylari-artik-dogal-dogumu-tehcih-ediyor.jpg" type="image/jpeg" length="11993"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ağrısız tüp midesi ameliyatıyla 6 ayda 50 kilo verdi]]></title>
      <link>https://www.dmchaber.com/agrisiz-tup-midesi-ameliyatiyla-6-ayda-50-kilo-verdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dmchaber.com/agrisiz-tup-midesi-ameliyatiyla-6-ayda-50-kilo-verdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gaziantep'te yaşayan ve sağlık sorunları nedeniyle 170 kiloya ulaşan 38 yaşındaki Abdullah Yıldız, Gaziantep Özel Hatem Hastanesi Obezite Merkezi'nde gerçekleştirilen ağrısız tüp mide ameliyatının ardından 6 ayda 50 kilo verdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Gaziantep'te yaşayan ve sağlık sorunları nedeniyle 170 kiloya ulaşan 38 yaşındaki Abdullah Yıldız, Gaziantep Özel Hatem Hastanesi Obezite Merkezi'nde gerçekleştirilen ağrısız tüp mide ameliyatının ardından 6 ayda 50 kilo verdi.</p>

<p>Gaziantep'te yaşayan 38 yaşındaki Abdullah Yıldız, fazla kilolarına bağlı gelişen sağlık sorunları nedeniyle Özel Hatem Hastanesi bünyesindeki Obezite Merkezi'ne başvurdu. Fazla kilolarından kurtulmak isteyen Yıldız, yapılan tetkiklerin ardından uzman ekiplerin önerisiyle ağrısız tüp mide ameliyatı olmaya karar verdi. Yaklaşık 45 dakika süren operasyonun ardından tedavi sürecine başlayan Yıldız, düzenli doktor kontrolleri ve yaşam tarzında yaptığı değişikliklerle birlikte 6 ayda 50 kilo vererek 170 kilodan 120 kiloya düştü. Yaşadığı dönüşümle hem sağlığına kavuşan hem de günlük yaşamı kolaylaşan Abdullah Yıldız, bu sürecin kendisi için adeta yeni bir başlangıç olduğunu ifade etti.</p>

<p>'Gaziantep'te sayılı Obezite Merkezlerinden birisiyiz'</p>

<p>Obezite merkezi ile ilgili bilgiler veren Op. Dr. Emin Yılmaz, Gaziantep'teki sayılı merkezlerden biri olduğunu söyleyerek, 'Böyle bir merkezi kazandırdığı için hastane yönetimimize teşekkür ediyorum. Malum Gaziantep gastronomi şehridir. Bu durumun artıları olduğu gibi eksileri de var. Eksilerini söyleyecek olursak hastalarımızda beslenme kaynaklı obezite insidansı şehrimizde yüksek olmaktadır. Hastanemizdeki merkez, Gaziantep'te sayılı Obezite Merkezlerinden birisidir. Bizim 12-14 yıllık bir geçmişimiz ve 400'ün üzerinde vakamız mevcuttur. Şuana kadar sıkıntı yaşadığımız hastamız olmadı. Bu merkezde sadece ben çalışmıyorum. Beraberimde diyetisyenimiz, fizyoterapistimiz, psikoloğumuz ve bu işleri koordine eden koordinatörümüz bulunmakta. Biz bu merkezi, ekip olarak daha aktif nasıl kullanırız, bunun çalışmaları içerisindeyiz. Dolayısıyla hastalarımız direkt bizimle temasa geçebilir veya gelerek merkezimizde yüz yüze görüşebilirler. Her türlü bilgi ve detayı onlarla paylaşabiliriz. Hastanemizde hem metobolik cerrahi hem de obezite cerrahisi uyguluyoruz. Metabolik cerrahi, diyabeti olan hastalarda uyguladığımız yöntemlerdir. Obezite hastalarında ise Türkiye ve dünyada en çok yapılan tüp mide ameliyatını uyguluyoruz ve bununla hemen hemen istediğimiz tüm verimi alıyoruz' dedi.</p>

<p>'Hastamız 6 ay içerisinde yaklaşık 50 kilo verdi'</p>

<p>Tüp mide ameliyatı olan hastasının 6 ay içerisinde yaklaşık 50 kilogram kilo verdiğini aktaran Yılmaz, 'Abdullah Bey 6 ay önce hastanemize başvurduğunda süper obez grupta bir hastaydı. Biz o dönemde ağrısız tüp mide ameliyatlarına da başlamıştık. Abdullah Bey bize güvendi ve ameliyatını oldu. 6 ay içerisinde yaklaşık 50 kilogram kilo verdi. Bu süreçten sonra da devam edecektir. 1 yıl dolduğunda da hedeflediğimiz kiloya ulaşacaktır' ifadelerini kullandı.</p>

<p>'Hayatımda çok şey değişti'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kilo verdikten sonra hayatında çok şeyin değiştiğini söyleyen Abdullah Yıldız, bundan sonraki hedefinin ise 90 kiloya düşmek olduğunu ifade etti.</p>

<p>Abdullah Yıldız, 'Bundan 6 ay öncesine kadar yüksek kilo ve kiloya dayalı hastalıklarım vardı. Hatem Hastanesini ve Emin hocamı çok önerdiler. Bu konuda kendisine başvurdum ve hiç tereddüt etmeden gelerek ameliyat oldum. İlk ağrısız mide ameliyatı olanlardanım. Toplamda 50 kilo verdim. Hayatımda çok şey değişti. Artık merdivenleri çok rahat inip çıkabiliyorum. Kilomu sağlıklı bir şekilde verdim ve vermeye de devam ediyorum. Şuanda 120 kiloyum kendime koyduğum hedef 90 kiloya düşmek' diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.dmchaber.com/agrisiz-tup-midesi-ameliyatiyla-6-ayda-50-kilo-verdi</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Apr 2026 11:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dmchabercom.teimg.com/crop/1280x720/dmchaber-com/uploads/2026/04/agrisiz-tup-midesi-ameliyatiyla-6-ayda-50-kilo-verdi.jpg" type="image/jpeg" length="58490"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İş kazalarında erken müdahale uzvun durumunu belirliyor]]></title>
      <link>https://www.dmchaber.com/is-kazalarinda-erken-mudahale-uzvun-durumunu-belirliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dmchaber.com/is-kazalarinda-erken-mudahale-uzvun-durumunu-belirliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sanayi kenti Kocaeli'de iş kazaları sonrası hastaneye yetiştirilen birçok vakada zamanla yarışılırken, uzuv kopmaları ve ezilme yaralanmalarında ilk saatlerin tedavinin geleceğini belirlediği ifade edildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sanayi kenti Kocaeli'de iş kazaları sonrası hastaneye yetiştirilen birçok vakada zamanla yarışılırken, uzuv kopmaları ve ezilme yaralanmalarında ilk saatlerin tedavinin geleceğini belirlediği ifade edildi. Son 4 yılda 2 binden fazla iş kazası vakasının değerlendirildiği süreçte, bazı ağır travmalarda geç kalındığı düşünülen durumlarda dahi yüz güldüren sonuçlar alınabildiği belirtildi.</p>

<p>VM Medical Park Kocaeli ve VM Medical Park Gebze Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Op. Dr. Arda Berkan Sezgiç, Kocaeli başta olmak üzere Gebze ve çevresindeki sanayi bölgelerinde yaşanan iş kazalarının ardından hastanelerde özellikle ortopedi ve travmatoloji ekiplerini çoğu zaman kritik müdahalelerle karşı karşıya bıraktığını söyledi. Ezilme yaralanmalarından uzuv kopmalarına kadar birçok ağır travmanın her saat kapıdan girebildiğini belirten Sezgiç, 7 gün 24 saat esasına göre vakaları kabul ettiklerini, erken müdahalenin ise hem hastanın genel sağlığı hem de uzvun korunması açısından belirleyici olduğunu kaydetti.</p>

<p>'2 binden fazla iş kazası değerlendirdik'</p>

<p>İş kazalarına bağlı ortopedik ve travmatolojik yaralanmalarda hızlı müdahalenin büyük önem taşıdığını ifade eden Op. Dr. Arda Berkan Sezgiç, 'İş yerlerinde ya da herhangi bir alanda meydana gelen kazalara bağlı her türlü ortopedik ve travmatolojik hastalığın değerlendirmesini yapıyor, tedavisini planlıyoruz. Özellikle travmalar, uzuv kopmaları ve ezilme yaralanmalarında hastaları her saat kabul ediyor, ilk müdahalelerini ivedi şekilde gerçekleştiriyoruz. Sonrasında da hastanın kalan tedavi sürecini hastanemizde sürdürüyoruz. Özellikle son 4 yılda VM Medical Park Kocaeli başta olmak üzere, son dönemde VM Medical Park Gebze'de 2 binden fazla iş kazası vakasını değerlendirdik. Bu süreçte elde ettiğimiz tecrübe, travmatik yaralanmaların yönetiminde bize önemli bir birikim sağladı' ifadelerini kullandı.</p>

<p>54. saat sonrasında</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bazı ağır vakalarda umutların tükendiği noktada dahi olumlu sonuçlar alabildiklerini dile getiren Sezgiç, 'Hastanemize 54.saatte ulaşan bir parmak kopması vakasında, ilk etapta çok fazla umut beslenmemesine rağmen uyguladığımız tedavi sonrasında yüz güldüren sonuçlar elde ettik. Bu da bize bazı vakalarda geç kalınmış gibi görünse bile doğru müdahaleyle önemli kazanımlar sağlanabileceğini gösteriyor. Travmanın cinsi ya da hastanın yaşı fark etmeksizin, her türlü uzuv kopması ve ezilme yaralanmasına yönelik tedavi hizmeti veriyoruz' dedi.</p>

<p>'Erken müdahale son derece önemli'</p>

<p>Kocaeli çevresinden ve çevre illerden gelen iş kazası vakalarını etkin şekilde yönettiklerini söyleyen Op. Dr. Arda Berkan Sezgiç, 'İş kazalarında hem hastanın genel sağlığı hem de uzvun korunması açısından erken müdahale son derece önemli. Hastanın erken cevap alması ve mümkün olan en kısa sürede hastaneye ulaşması, en iyi tedavi sonucunun alınabilmesi için büyük önem taşıyor' ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.dmchaber.com/is-kazalarinda-erken-mudahale-uzvun-durumunu-belirliyor</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Apr 2026 11:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dmchabercom.teimg.com/crop/1280x720/dmchaber-com/uploads/2026/04/is-kazalarinda-erken-mudahale-uzvun-durumunu-belirliyor.jpg" type="image/jpeg" length="70451"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Vatandaşlara kalp sağlığı anlatıldı]]></title>
      <link>https://www.dmchaber.com/nazillide-vatandaslara-kalp-sagligi-anlatildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dmchaber.com/nazillide-vatandaslara-kalp-sagligi-anlatildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Aydın'ın Nazilli ilçesinde, Kalp Sağlığı Haftası etkinlikleri kapsamında İlçe Sağlık Müdürlüğü tarafından vatandaşlara yönelik bilgilendirme standı kuruldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Aydın'ın Nazilli ilçesinde, Kalp Sağlığı Haftası etkinlikleri kapsamında İlçe Sağlık Müdürlüğü tarafından vatandaşlara yönelik bilgilendirme standı kuruldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Nazilli kurulan stantta vatandaşlara kalp sağlığının korunmasına yönelik bilgiler verilirken, özellikle fazla tuz tüketiminin zararlarına dikkat çekildi. Sağlık personelleri tarafından ziyaretçilere bilgilendirici broşürler dağıtıldı. Etkinlikte sağlıklı yaşam alışkanlıklarının önemine vurgu yapılarak, dengeli beslenme, tuz tüketiminin azaltılması ve düzenli fiziksel aktivitenin kalp sağlığı üzerindeki olumlu etkileri anlatıldı. Tütün ve tütün ürünlerinden uzak durulması gerektiği belirtilirken, düzenli sağlık kontrollerinin ihmal edilmemesi gerektiği ifade edildi. Yetkililer, kalp sağlığını korumanın bireylerin yaşam kalitesini artırdığını belirterek, 'Kalbinize iyi bakmak, geleceğinize yapacağınız en değerli yatırımdır' mesajını vurguladı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.dmchaber.com/nazillide-vatandaslara-kalp-sagligi-anlatildi</guid>
      <pubDate>Sun, 19 Apr 2026 16:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dmchabercom.teimg.com/crop/1280x720/dmchaber-com/uploads/2026/04/nazillide-vatandaslara-kalp-sagligi-anlatildi.jpg" type="image/jpeg" length="69166"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA['Okullardaki şiddet derin bir toplumsal sorunun yansıması']]></title>
      <link>https://www.dmchaber.com/okullardaki-siddet-derin-bir-toplumsal-sorunun-yansimasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dmchaber.com/okullardaki-siddet-derin-bir-toplumsal-sorunun-yansimasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Psikiyatri Uzmanı Dr. Cengiz Çelik, son dönemde okullarda art arda yaşanan silahlı saldırıların yalnızca bireysel şiddet olayları olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek, bu tür olayların daha derin bir toplumsal krize işaret ettiğini söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Psikiyatri Uzmanı Dr. Cengiz Çelik, son dönemde okullarda art arda yaşanan silahlı saldırıların yalnızca bireysel şiddet olayları olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek, bu tür olayların daha derin bir toplumsal krize işaret ettiğini söyledi.</p>

<p>Bu tür olayların bireysel patolojilerin ötesinde ele alınması gerektiğini vurgulayan VM Medical Park Samsun Hastanesi Psikiyatri Kliniği'nden Uzm. Dr. Çelik, 'Okullarda yaşanan bu olaylar, toplumsal yapıda biriken sorunların dışavurumu olarak değerlendirilmelidir' dedi.</p>

<p>'Görünmezlik ile görünür olma arzusu çatışıyor'</p>

<p>Saldırıların arka planında çoğu zaman yoğun bir değersizlik hissi ve dışlanmışlık algısının bulunduğunu ifade eden Uzm. Dr. Çelik, 'Fail profillerinde sıkça, 'görünmez olma hissi ile görünür olma arzusu' arasında bir çatışma görülmektedir. Özellikle ergenlik ve genç yetişkinlik döneminde kimlik gelişiminin kırılgan yapısı, bu tür uç davranışlara zemin hazırlayabilir' diye konuştu.</p>

<p>'Sadece bireysel değil, toplumsal bir mesele'</p>

<p>Bu olayların yalnızca bireysel psikopatolojiyle açıklanamayacağını dile getiren Uzm. Dr. Çelik, sosyolojik faktörlerin de göz önünde bulundurulması gerektiğini belirtti. Uzm. Dr. Çelik, 'Günümüzde artan yalnızlık, yoğun rekabet baskısı ve sosyal medya üzerinden sürekli karşılaştırılma hali gençler üzerinde ciddi bir yük oluşturuyor. Okullar ise giderek sadece akademik başarıya odaklanan yapılar haline gelirken, duygusal ve sosyal gelişim çoğu zaman geri planda kalıyor' dedi.</p>

<p>'Şiddetin normalleşmesi risk oluşturuyor'</p>

<p>Medya ve dijital platformlarda şiddetin estetize edilmesinin önemli bir risk faktörü olduğuna dikkat çeken Uzm. Dr. Çelik, 'Kimlik arayışı içindeki gençler bu tür eylemleri bazen 'iz bırakma' ya da 'mesaj verme' aracı olarak algılayabiliyor' şeklinde konuştu.</p>

<p>'Aidiyet duygusu zayıflıyor'</p>

<p>Okulların güvenli ve kapsayıcı alanlar olması gerektiğini söyleyen Uzm. Dr. Çelik, 'Akran zorbalığı, sosyal dışlanma ve zayıf öğretmen-öğrenci ilişkileri, gençlerin aidiyet duygusunu zedeliyor. Aidiyetin kaybolduğu ortamlarda ise öfke, yabancılaşma ve düşmanlık duyguları gelişebiliyor' değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p>'Çözüm için çok yönlü yaklaşım şart'</p>

<p>Sorunun çözümü için bütüncül bir yaklaşım gerektiğini belirten Uzm. Dr. Çelik, şu önerilerde bulundu:</p>

<p>'Okullarda psikososyal destek mekanizmaları güçlendirilmeli, psikolojik danışman sayısı ve etkinliği artırılmalıdır. Risk altındaki bireyleri erken tespit edecek sistemler kurulmalı, aileler çocukların duygusal ihtiyaçlarına daha fazla odaklanmalıdır. Medya ise şiddeti sansasyonel biçimde sunmak yerine bilinçlendirici bir dil benimsemelidir.'</p>

<p>'Toplumun aynasına bakmalıyız'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu tür olayların yalnızca bireysel suçlar olarak görülmemesi gerektiğini anlatan Uzm. Dr. Çelik, 'Okullarda yaşanan silahlı saldırılar, aslında çok daha önce sessizce biriken kırılmaların yansımasıdır. Bu olaylar, toplum olarak görmemiz gereken gerçekleri ortaya koymaktadır' ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Samsun</category>
      <guid>https://www.dmchaber.com/okullardaki-siddet-derin-bir-toplumsal-sorunun-yansimasi</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Apr 2026 14:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dmchabercom.teimg.com/crop/1280x720/dmchaber-com/uploads/2026/04/okullardaki-siddet-derin-bir-toplumsal-sorunun-yansimasi.jpg" type="image/jpeg" length="35643"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Karakapı kasabasında yüzlerce vatandaşa ücretsiz tarama]]></title>
      <link>https://www.dmchaber.com/karakapi-kasabasinda-yuzlerce-vatandasa-ucretsiz-tarama</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dmchaber.com/karakapi-kasabasinda-yuzlerce-vatandasa-ucretsiz-tarama" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Niğde’nin Altunhisar ilçesine bağlı Karakapı kasabasında, merkeze uzak bölgelerde yaşayan vatandaşlara yönelik kapsamlı ve ücretsiz mobil sağlık taraması gerçekleştirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong jsaction="" jscontroller="zYmgkd" jsuid="L2vvjc_l">Niğde’nin Altunhisar ilçesine bağlı Karakapı kasabasında, merkeze uzak bölgelerde yaşayan vatandaşlara yönelik kapsamlı ve ücretsiz mobil sağlık taraması gerçekleştirildi.</strong></p>

<p>Toplum Sağlığı Merkezi ve Sağlıklı Hayat Merkezi bünyesinde hizmet veren Mobil Sağlıklı Hayat Ekibi, sağlık hizmetlerine erişimde güçlük yaşayan vatandaşların ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla sahaya indi. Dün gerçekleştirilen program kapsamında uzman ekipler, birinci basamak sağlık hizmetlerini kasaba sakinlerine yerinde sundu.</p>

<p>Çalışmalar kapsamında Mobil Sigara Bırakma Polikliniği'nde uzman doktorlar tarafından danışmanlık hizmeti verilirken, KETEM birimi aracılığıyla rahim ağzı ve kolorektal kanser taramaları yapıldı. Çocuk sağlığına yönelik 2-6 yaş grubu çocukların gelişim değerlendirmeleri yapılarak aileler bilgilendirilirken, diyetisyenler tarafından sağlıklı beslenme ve obezite ile mücadele konularında eğitimler verildi. Ayrıca koruyucu ağız ve diş sağlığı hizmetlerinin yanı sıra uzman hekimler tarafından evde sağlık hizmeti alan hasta ve yaşlıların kontrolleri ikametlerinde gerçekleştirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Toplum Sağlığı Merkezi yetkilileri, merkeze uzak köy ve kasabalarda yaşayan vatandaşların sağlık imkanlarından en üst düzeyde faydalanması amacıyla yürütülen yerinde hizmet çalışmalarının aralıksız devam edeceğini bildirdi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Niğde, Sağlık</category>
      <guid>https://www.dmchaber.com/karakapi-kasabasinda-yuzlerce-vatandasa-ucretsiz-tarama</guid>
      <pubDate>Thu, 16 Apr 2026 10:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dmchabercom.teimg.com/crop/1280x720/dmchaber-com/uploads/2026/04/670595537-18317237113282007-1567155844472025031-n.jpg" type="image/jpeg" length="26996"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzmanı uyardı: 'Büyüme geriliği hastalıkların habercisi olabilir']]></title>
      <link>https://www.dmchaber.com/uzmani-uyardi-buyume-geriligi-hastaliklarin-habercisi-olabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dmchaber.com/uzmani-uyardi-buyume-geriligi-hastaliklarin-habercisi-olabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Hastanesi'nde görevli Prof. Dr. Elif Ünver Korğalı, çocuklarda sağlıklı büyümenin düzenli takip, doğru beslenme ve uyku ile mümkün olduğunu belirterek, büyüme geriliğinin hastalıkların habercisi olabileceğini söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Hastanesi'nde görevli Prof. Dr. Elif Ünver Korğalı, çocuklarda sağlıklı büyümenin düzenli takip, doğru beslenme ve uyku ile mümkün olduğunu belirterek, büyüme geriliğinin hastalıkların habercisi olabileceğini söyledi.</p>

<p>Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Uygulama ve Araştırma Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Elif Ünver Korğalı, 15 Nisan 'Büyümenin İzlenmesi Günü' dolayısıyla açıklamalarda bulundu. Korğalı, çocukların erişkinlerden farklı olarak büyüyen ve gelişen bireyler olduğunu belirterek, büyümenin düzenli takibinin hem kolay hem de etkili bir sağlık değerlendirme yöntemi olduğunu ifade etti. Büyümenin yaşa göre farklılık gösterdiğini kaydeden Korğalı, en hızlı büyümenin anne karnında gerçekleştiğini, doğumdan sonra ise özellikle ilk bir yaşta ve ergenlik döneminde büyümenin yeniden hız kazandığını söyledi. İlk iki yaşta beslenmenin büyüme üzerindeki en önemli faktör olduğuna dikkat çeken Korğalı, 'İlk 6 ay yalnızca anne sütü öneriyoruz. Sonrasında uygun tamamlayıcı gıdalarla beslenmenin sürdürülmesi sağlıklı büyüme açısından büyük önem taşıyor' dedi.</p>

<p>'Gelişim üzerinde etkisi var'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Çevresel ve duygusal faktörlerin de büyümeyi etkilediğini belirten Korğalı, çocuğun sevgi dolu ve ilgili bir ortamda büyümesinin gelişim üzerinde belirleyici olduğunu vurguladı. Genetik özelliklerin de büyüme potansiyelini şekillendirdiğini ifade etti. Uyku düzeninin büyüme açısından kritik rol oynadığını dile getiren Korğalı, büyüme hormonunun özellikle gece saatlerinde salgılandığını belirterek, çocukların düzenli ve yeterli uyuması gerektiğini söyledi. Fiziksel aktivitenin de önemine değinen Korğalı, açık havada oyun ve sporun kemik ve kas gelişimini desteklediğini ifade etti.</p>

<p>'Ölçümlerin düzenli yapılması gerekiyor'</p>

<p>Büyümenin düzenli izlenmesinin çocuk sağlığı hakkında önemli ipuçları verdiğini kaydeden Korğalı, boy, kilo ve baş çevresi ölçümlerinin düzenli yapılması gerektiğini belirtti. Büyüme geriliğinin ciddi hastalıkların habercisi olabileceğine dikkat çeken Korğalı, 'Çocuk sağlıklı görünse bile düzenli takip edilmelidir. Büyümede duraksama varsa altta yatan neden araştırılmalıdır' diye konuştu. Takip sürecinde büyüme eğrilerinin kullanıldığını ifade eden Korğalı, her çocuğun farklı persentil aralıklarında büyüyebileceğini ancak büyüme hızındaki düşüşlerin önemli bir uyarı olduğunu söyledi.</p>

<p>'Kontrollerin sürdürülmesi gerekiyor'</p>

<p>Çocukların doğumdan itibaren belirli aralıklarla kontrol edilmesi gerektiğini vurgulayan Korğalı, ilk yıl sık aralıklarla, sonrasında ise düzenli periyotlarla kontrollerin sürdürülmesini önerdi. Ailelere çağrıda bulunan Korğalı, çocukların sağlıklı görünse dahi düzenli olarak hekim kontrolüne götürülmesi gerektiğini belirtti. Öte yandan, üniversite bünyesinde açılan Çocuk Sağlığı İzlem Polikliniği'nde çocukların büyüme ve gelişim takibinin yanı sıra aşı, beslenme ve okul sağlığı konularında da danışmanlık hizmeti verildiği bildirildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.dmchaber.com/uzmani-uyardi-buyume-geriligi-hastaliklarin-habercisi-olabilir</guid>
      <pubDate>Wed, 15 Apr 2026 16:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dmchabercom.teimg.com/crop/1280x720/dmchaber-com/uploads/2026/04/uzmani-uyardi-buyume-geriligi-hastaliklarin-habercisi-olabilir.jpg" type="image/jpeg" length="29168"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzmanı uyardı: 'Bu hastalıkta erken tanı önemli']]></title>
      <link>https://www.dmchaber.com/uzmani-uyardi-bu-hastalikta-erken-tani-onemli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dmchaber.com/uzmani-uyardi-bu-hastalikta-erken-tani-onemli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Parkinson hastalığında erken tanı ve doğru tedavinin hastaların yaşam kalitesini artırmasında kritik rol oynadığını belirten Sivas Medicana hastanesinde görevli Doç. Dr. Şeyda Figül Gökçe, özellikle 50 yaş sonrası artan risk nedeniyle erken belirtilerin dikkate alınması gerektiğini vurguladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Parkinson hastalığında erken tanı ve doğru tedavinin hastaların yaşam kalitesini artırmasında kritik rol oynadığını belirten Sivas Medicana hastanesinde görevli Doç. Dr. Şeyda Figül Gökçe, özellikle 50 yaş sonrası artan risk nedeniyle erken belirtilerin dikkate alınması gerektiğini vurguladı.</p>

<p>Halk arasında 'hareket hastalığı' olarak bilinen Parkinson hastalığı, beyinde hareketleri kontrol eden sinir hücrelerinin zamanla hasar görmesi sonucu ortaya çıkıyor. Sivas Medicana Sağlık Grubu Nöroloji Uzmanı Doç. Dr. Şeyda Figül Gökçe, hastalığın çoğunlukla yaşlanmaya bağlı geliştiğini belirterek, özellikle 50 yaş sonrasında görülme sıklığının arttığını, nadiren de olsa genç yaşlarda da ortaya çıkabildiğini söyledi. Parkinson hastalığında hareket koordinasyonunun bozulduğunu ifade eden Gökçe, hastalarda en sık hareketlerde yavaşlama, kas sertliği, titreme, duruş bozukluğu ve denge kaybı gibi belirtilerin görüldüğünü dile getirdi. Titremenin her hastada ortaya çıkmayabileceğini belirten Gökçe, genellikle istirahat halinde başladığını ve çoğunlukla tek taraflı görülüp zamanla diğer tarafa yayılabildiğini kaydetti. Ayrıca hastalarda öne eğilme, mimiklerde azalma ve yürümede yavaşlama gibi bulguların da sık rastlanan belirtiler arasında yer aldığını aktardı.</p>

<p>'Temelinde dopamin eksikliği bulunuyor'</p>

<p>Hastalığın temelinde dopamin eksikliğinin bulunduğunu vurgulayan Gökçe, dopamin üretiminden sorumlu sinir hücrelerinin zamanla kaybının hastalığın ilerleyici bir seyir göstermesine neden olduğunu ifade etti. Bu sürecin genellikle yavaş ilerlediğini belirten Gökçe, erken dönemde koku alma duyusunda azalma, uyku bozuklukları ve hafif hareket yavaşlığı gibi belirtilerin gözden kaçabileceğini söyledi. Bu nedenle erken tanının büyük önem taşıdığını dile getirdi.</p>

<p>'Farklı belirtileri görülüyor'</p>

<p>Parkinson hastalığının yalnızca hareket sistemiyle sınırlı olmadığını belirten Gökçe, terleme bozuklukları, ciltte yağlanma, ağrı, salya artışı, idrar problemleri, cinsel fonksiyon bozuklukları, depresyon ve ileri evrelerde bunama gibi farklı belirtilerin de görülebileceğini ifade etti. Tedavi yöntemlerine de değinen Gökçe, Parkinson'da temel yaklaşımın beyinde eksilen kimyasalların yerine konulması olduğunu belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>'Erken tanı önemli'</p>

<p>İlaç tedavilerinin ağızdan alınan ilaçlar, cilt altı pompa uygulamaları ve bağırsak yoluyla verilen yöntemler şeklinde uygulanabildiğini söyleyen Gökçe, ileri evre hastalarda 'derin beyin stimülasyonu' olarak bilinen ve halk arasında beyin pili olarak adlandırılan cerrahi yöntemlerin de başarılı sonuçlar verdiğini kaydetti. Gökçe, erken tanı, düzenli tedavi, egzersiz ve Akdeniz tipi beslenmenin Parkinson hastalarının yaşam kalitesini önemli ölçüde artırabileceğini belirterek, belirtilerin fark edilmesi halinde vakit kaybetmeden uzman hekime başvurulması gerektiğini sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.dmchaber.com/uzmani-uyardi-bu-hastalikta-erken-tani-onemli</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Apr 2026 14:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dmchabercom.teimg.com/crop/1280x720/dmchaber-com/uploads/2026/04/uzmani-uyardi-bu-hastalikta-erken-tani-onemli.jpg" type="image/jpeg" length="84196"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Parkinson hastalığında bu belirtilere dikkat !]]></title>
      <link>https://www.dmchaber.com/parkinson-hastaliginda-bu-belirtilere-dikkat</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dmchaber.com/parkinson-hastaliginda-bu-belirtilere-dikkat" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Niğde İl Sağlık Müdürü Dr. Doğan Bahadır İnan, 11 Nisan Dünya Parkinson Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada hastalığın sinsi ilerleyen belirtileri ve erken tanının hayati önemine dikkat çekti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Parkinsonun beyindeki dopamin üreten hücrelerin kaybıyla ortaya çıkan kronik bir hastalık olduğunu belirten Müdür İnan, özellikle 65 yaş üzeri bireylerde görülme sıklığının arttığını ifade etti. Müdür İnan, hastalığın erkeklerde kadınlara oranla iki kat daha fazla görüldüğünü vurguladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Hastalığın başlıca belirtilerini titreme hareketlerde yavaşlama kas sertliği ve denge kaybı olarak sıralayan Müdür İnan, doğru tedavi yöntemlerinin yaşam kalitesini önemli ölçüde artırdığını belirtti. Yaşlanan nüfusla birlikte riskin arttığına değinen Müdür İnan, toplumun her kesimini farkındalığa davet etti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Niğde, Sağlık</category>
      <guid>https://www.dmchaber.com/parkinson-hastaliginda-bu-belirtilere-dikkat</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Apr 2026 12:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dmchabercom.teimg.com/crop/1280x720/dmchaber-com/uploads/2026/04/3168460.jpg" type="image/jpeg" length="54254"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Karaatlı’da ücretsiz sağlık hizmeti]]></title>
      <link>https://www.dmchaber.com/karaatlida-ucretsiz-saglik-hizmeti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dmchaber.com/karaatlida-ucretsiz-saglik-hizmeti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Niğde İl Sağlık Müdürlüğü ekipleri, dün Karaatlı kasabasında vatandaşlara yerinde ve ücretsiz sağlık hizmeti sundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Niğde İl Sağlık Müdürlüğü ekipleri, dün Karaatlı kasabasında vatandaşlara yerinde ve ücretsiz sağlık hizmeti sundu.</p>

<p>Toplum Sağlığı Merkezi ve Sağlıklı Hayat Merkezi bünyesinde yürütülen çalışmalar kapsamında, kent merkezine uzak bölgelerde yaşayan vatandaşların sağlık hizmetlerine erişimini kolaylaştırmak amacıyla Mobil Sağlıklı Hayat Ekibi sahada görev yaptı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Çalışmalar kapsamında mobil sigara bırakma polikliniğinde doktor tarafından danışmanlık hizmeti verilirken, 2–6 yaş grubundaki çocukların gelişim değerlendirmeleri yapıldı ve ailelere bilgilendirme sağlandı. Ayrıca KETEM kapsamında rahim ağzı (serviks) ve kolorektal kanser taramaları gerçekleştirildi. Diyetisyen eşliğinde sağlıklı beslenme danışmanlığı sunulurken, koruyucu ağız ve diş sağlığı hizmetleri de verildi. Evde sağlık hizmeti alan hasta ve yaşlıların sağlık durumları da uzman hekim tarafından yerinde değerlendirildi.</p>

<p>Niğde İl Sağlık Müdürlüğü, birinci basamak sağlık hizmetlerinin yaygınlaştırılması ve vatandaşlara yerinde ulaşılması amacıyla mobil hizmetlerin sürdürüleceğini bildirdi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Niğde, Sağlık</category>
      <guid>https://www.dmchaber.com/karaatlida-ucretsiz-saglik-hizmeti</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Apr 2026 11:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dmchabercom.teimg.com/crop/1280x720/dmchaber-com/uploads/2026/04/667806513-1235649158554821-1892709760105522377-n.jpg" type="image/jpeg" length="26757"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Fibromiyaljide tedavi süreci çok yönlü]]></title>
      <link>https://www.dmchaber.com/fibromiyaljide-tedavi-sureci-cok-yonlu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dmchaber.com/fibromiyaljide-tedavi-sureci-cok-yonlu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 5'ini etkileyen kronik bir ağrı sendromu olan fibromiyaljinin kesin nedeninin tam olarak anlaşılamadığını ancak merkezi sinir sistemindeki ağrı işleme süreçlerindeki anormalliklerin temel sebep olarak görüldüğünü belirten Medicana Sağlık Grubu Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Uzm. Dr. Hacı Ali Tekkurt, tedavinin çok yönlü olduğunu ve hastanın ihtiyaçlarına göre şekillendiğini söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 5'ini etkileyen kronik bir ağrı sendromu olan fibromiyaljinin kesin nedeninin tam olarak anlaşılamadığını ancak merkezi sinir sistemindeki ağrı işleme süreçlerindeki anormalliklerin temel sebep olarak görüldüğünü belirten Medicana Sağlık Grubu Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Uzm. Dr. Hacı Ali Tekkurt, tedavinin çok yönlü olduğunu ve hastanın ihtiyaçlarına göre şekillendiğini söyledi.</p>

<p>Yaygın vücut ağrısı, uyku bozuklukları ve kronik yorgunluk ile karakterize karmaşık bir hastalık olan fibromiyaljiye baş ağrısı, anksiyete ve depresyon gibi ruhsal bozukluklar da eşlik edebiliyor. Çoğunlukla orta yaşlarda görülmekle birlikte çocukluk döneminde ve ileri yaşlarda da görülebilen fibromiyaljinin en sık görülme yaşının 40-50 yaş arasında olduğunu ifade eden Medicana Konya Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Uzm. Dr. Hacı Ali Tekkurt, fibromiyaljinin sadece bir ağrı hastalığı olmadığını, belirtilerin de kişiden kişiye değişiklik gösterdiğini belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Fibromiyalji semptomları çeşitlilik gösterebilir</p>

<p>Uzm. Dr. Hacı Ali Tekkurt, vücudun hem sağ hem sol tarafında hem de bel üstü ve altında en az 3 aydır devam eden ağrıların, yaygın kas eklem ağrısı olarak bilindiğini belirterek, 'Kronik yorgunluk belirtilerinden birisi olan kişinin sabahları hiç uyumamış gibi yorgun uyanmasıdır. Beyin sisi, dikkati toplamada, işe konsantre olmakta zorlanma belirtileri de bilişsel fonksiyon bozukluğu olarak görülür. Psikolojik yakınmalar yani depresyon ve anksiyete sıklığı bu hasta grubunda yaklaşık yüzde 30-50 oranında artmıştır. Kollarda bacaklarda karıncalanma, uyuşukluk, yanma hissi görülebilir. Migren ve baş ağrıları da bu bulgulara eşlik edebilir. Bunların yanı sıra bağırsak fonksiyonlarında değişim, çarpıntı, idrar yaparken yanma ve huzursuz bacak sendromu gibi birçok farklı yakınmalar da hastalar tarafından tanımlanmaktadır' dedi.</p>

<p>Uzm. Dr. Hacı Ali Tekkurt, fibromiyalji sendromu tanısının uzman bir hekim tarafından konulduğunu, tanının klinik muayene ve hastanın şikayetlerinin değerlendirilmesi ile belirlendiğini söyledi. Tekkurt, fibromiyalji için en önemli risk faktörlerini şöyle sıraladı:</p>

<p>'Kadın olmak, yaşın ilerlemesi, omurgaya yönelik fiziksel travmalar, geçirilmiş viral enfeksiyonlar, çocukluk döneminde, psikolojik veya fiziksel şiddet, cinsel istismar, boşanma, terk edilme, işle ilgili sorunlar, aşırı aktif ve mükemmeliyetçi yaşam tarzı, kişilik yapısı etkilidir. Ayrıca yapılan çalışmalar hastalıkta genetik geçişin de önemli rol oynadığını göstermektedir. Tanı koymak için genellikle American College of Rheumatology (ACR) tarafından belirlenen güncel kriterler kullanılır. Belirli hassas noktaların varlığı ve semptomların süresi doktorun değerlendirmesinde kilit rol oynar.'</p>

<p>Fibromiyaljide tedavi süreci çok yönlü</p>

<p>Fibromiyaljinin tek bir ilacı olmadığını, tedavinin çok yönlü ve hastanın ihtiyaçlarına göre şekillendiğini ifade eden Uzm. Dr. Hacı Ali Tekkurt, 'Tedavi yöntemleri ilaç tedavisi ve ilaç dışı tedaviler olmak üzere iki başlık altında toplanır. İlaç dışı tedaviler hasta eğitimi, fizik tedavi, egzersiz tedavileri, beslenme önerileri, yaşam tarzı önerileri olarak sayılabilir. Stres yönetimi ve düzenli uyku rutini oluşturmak hayati önem taşır. Psikolojik destek olarak Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT) hastalıkla başa çıkma becerilerini geliştirir. Meditasyon gibi gevşeme tekniklerini uygulamak sinir sistemini yatıştırabilir. İlaç tedavisi olarak ağrı eşiğini yükseltmek ve uyku kalitesini arttırmak için antidepresanlar veya nöropatik ağrı kesiciler kullanılır. Unutulmamalıdır ki fibromiyalji tehlikeli veya sakat bırakıcı bir hastalık değildir ancak doğru yönetimle kontrol altına alınması gereken kronik bir durumdur'' diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Konya, Sağlık</category>
      <guid>https://www.dmchaber.com/fibromiyaljide-tedavi-sureci-cok-yonlu</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Apr 2026 09:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dmchabercom.teimg.com/crop/1280x720/dmchaber-com/uploads/2026/04/fibromiyaljide-tedavi-sureci-cok-yonlu.jpg" type="image/jpeg" length="46081"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Niğde’de Sintigrafi Ünitesi yeni yerinde hizmete başladı]]></title>
      <link>https://www.dmchaber.com/nigdede-sintigrafi-unitesi-yeni-yerinde-hizmete-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dmchaber.com/nigdede-sintigrafi-unitesi-yeni-yerinde-hizmete-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Niğde Ömer Halisdemir Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde modernize edilen nükleer tıp ünitesi, lisans sürecinin ardından hasta kabulüne başladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Niğde Ömer Halisdemir Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde yenilenen Sintigrafi Ünitesi hizmete açıldı.</p>

<p>Başhekim Doç. Dr. Kürşad Ramazan Zor, ünitenin modernize edilen yeni alanında hizmet vermeye başladığını belirterek, gelişmiş teknolojik altyapı ve konforlu fiziki koşullarla hastalara daha hızlı ve güvenli sağlık hizmeti sunmayı hedeflediklerini ifade etti.</p>

<p>Nükleer Tıp Uzmanı Dr. Ahmet Yanarateş ise Nükleer Düzenleme Kurumu tarafından yapılan denetimlerin ardından lisans belgesinin alındığını ve ünitenin aktif olarak hizmet vermeye başladığını bildirdi.</p>

<p>Ünitede bir adet gama kamera cihazı bulunduğunu aktaran Yanarateş, özellikle kardiyoloji polikliniğinden yönlendirilen hastalara kalp sintigrafisi çekimlerinin yapıldığını kaydetti.</p>

<p>Yanarateş, ayrıca radyoaktif maddeler kullanılarak kemik, böbrek, tiroid ve paratiroid gibi organların fonksiyonel görüntülemelerinin gerçekleştirildiğini, hipertiroidi hastalarına ise ayaktan radyoaktif iyot tedavisi uygulanabildiğini belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yeni açılan ünitenin onkoloji polikliniği karşısında hizmet verdiği bildirildi. Ünitenin hizmete alınmasında emeği geçenlere teşekkür edildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Niğde, Sağlık</category>
      <guid>https://www.dmchaber.com/nigdede-sintigrafi-unitesi-yeni-yerinde-hizmete-basladi</guid>
      <pubDate>Sat, 04 Apr 2026 12:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dmchabercom.teimg.com/crop/1280x720/dmchaber-com/uploads/2026/04/whatsapp-image-2026-04-04-at-122720.jpeg" type="image/jpeg" length="42546"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Zor operasyona Niğdeli doktor imzası]]></title>
      <link>https://www.dmchaber.com/zor-operasyona-nigdeli-doktor-imzasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dmchaber.com/zor-operasyona-nigdeli-doktor-imzasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul’da görev yapan Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı Emrah Köksal’ın gerçekleştirdiği nadir operasyon sonrası Melike Toy ile ailesi, doktora ve ekibine teşekkür etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul’da görev yapan Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı Emrah Köksal’ın gerçekleştirdiği nadir operasyon sonrası Melike Toy ile ailesi, doktora ve ekibine teşekkür etti.</p>

<p>İstanbul’daki hastanede görev yapan Niğdeli Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı Emrah Köksal, dünyada yalnızca 41’inci kez gerçekleştirilen nadir bir ameliyatı 14 yaşındaki hemşehrisi Melike Toy’a başarıyla uyguladı.</p>

<p>Ameliyatın ardından iyileşme süreci devam eden Melike Toy, operasyon öncesinde dış görünüşü nedeniyle dışarı çıktığında rahatsızlık hissettiğini belirtti.</p>

<p>Ameliyat sonrası kendisini daha mutlu hissettiğini ifade eden Toy, “Ameliyattan önce genellikle dışarı çıktığımda herkes bana baktığı için rahatsız oluyordum. Ameliyattan sonra çok da dikkat çekici olmadığı için artık çok takılmamaya başladım. Şu an iki aylık bir süreç geçti. Daha yeni olmasına rağmen önceki halime göre daha mutluyum.” dedi.</p>

<p>Ameliyatın zorlu bir operasyon olmasına rağmen sürecin beklediğinden daha rahat geçtiğini dile getiren Toy, “İlk birkaç gün ağrım vardı, onun haricinde sürecim gayet güzeldi. Doktorum çok iyiydi. 41’inci ameliyatını yaptığı kişi ben olmak gerçekten çok güzel ve gurur verici bir şey. Doktoruma, asistanlarına ve aileme çok teşekkür ediyorum. Bu süreçte hep yanımda oldular.” diye konuştu.</p>

<p>Melike Toy’un babası Yusuf Toy da kızının ameliyatı için uzun süre doktor arayışı içinde olduklarını söyledi.</p>

<p>Birçok kişiye danıştığını anlatan Toy, şunları kaydetti: “Tanıdıklara sordum, böyle bir ameliyatı yapacak doktor aradım. Yaş aralığı nedeniyle hızlı davranmam gerekiyordu. Bir tanıdığımızın vesilesiyle Niğdeli doktorumuz Emrah Köksal’a ulaştık. İstanbul’da olduğunu öğrendik ve güvenerek ameliyatı yaptırdık. Çok memnunuz. Allah razı olsun, çok ilgi gösterdiler. Ameliyat umduğumdan daha güzel oldu.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kızının sağlık durumunun her geçen gün daha iyiye gittiğini belirten baba Toy, “Şu an iki ay oldu ve iyileşme aşamasında. Gün geçtikçe daha da güzel olacağını umuyorum. Şu andaki hali bile öncekinden çok çok iyi. Bu haliyle kalsa bile biz memnunuz. Doktorumuza ve tüm çalışanlarına teşekkür ediyoruz. Benim gibi bu ameliyat için aylarca arayış içinde olan vatandaşlarımızın da doktorumuza daha hızlı ulaşmasını istedik.” ifadelerini kullandı.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Seyfettin İnal</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Niğde, Sağlık</category>
      <guid>https://www.dmchaber.com/zor-operasyona-nigdeli-doktor-imzasi</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Apr 2026 12:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dmchabercom.teimg.com/crop/1280x720/dmchaber-com/uploads/2026/04/whatsapp-image-2026-04-03-at-131810.jpeg" type="image/jpeg" length="68161"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzmanından mevsimsel hastalık uyarısı]]></title>
      <link>https://www.dmchaber.com/uzmanindan-mevsimsel-hastalik-uyarisi-panik-yapmayin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dmchaber.com/uzmanindan-mevsimsel-hastalik-uyarisi-panik-yapmayin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Acil Tıp Uzmanı Dr. Mehmet Tatlı, mevsim geçişlerinde artan üst solunum yolu enfeksiyonlarına karşı vatandaşları uyararak, her grip vakasında acil servislere başvurulmasının hastane yükünü artırdığını ve gerçek acil hastaların hizmet almasını zorlaştırdığını söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Acil Tıp Uzmanı Dr. Mehmet Tatlı, mevsim geçişlerinde artan üst solunum yolu enfeksiyonlarına karşı vatandaşları uyararak, her grip vakasında acil servislere başvurulmasının hastane yükünü artırdığını ve gerçek acil hastaların hizmet almasını zorlaştırdığını söyledi.</p>

<p>Mevsim geçişleriyle birlikte üst solunum yolu enfeksiyonlarında yaşanan artış, acil servislerde yoğunluğa neden oluyor. Uzmanlar, özellikle risk grubundaki vatandaşların tedbirli olması gerektiğini belirtirken, sağlıklı bireylerin basit semptomlar için acil servisler yerine aile hekimliklerini tercih etmesi gerektiğini vurguluyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Hava sıcaklıklarının ani değişim gösterdiği bu dönemlerde, bağışıklık sistemi zayıflayan bireylerde virüslerin yayılımı hızlanıyor. Uzmanlar, kapalı alanlarda geçirilen sürenin artması ve yetersiz havalandırma gibi faktörlerin üst solunum yolu hastalıklarını tetiklediğine dikkat çekiyor. Bu süreçte özellikle vitamin değerlerinin kontrol altında tutulması ve bağışıklığın desteklenmesi büyük önem taşıyor.</p>

<p>'Mevsim başlarında grip aşılarını olurlarsa bu tür hastalıkları hafif atlatırlar'</p>

<p>İHA muhabirine konuşan Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi Acil Tıp Kliniği Eğitim Sorumlusu ve Acil Tıp Uzmanı Dr. Mehmet Tatlı, üst solunum yolu enfeksiyonlarının insanlık tarihi boyunca her dönem görüldüğünü belirtti. Acil Tıp Uzmanı Dr. Tatlı, 'Bu mevsim geçişlerinde hepinizin de bildiği gibi üst solunum yolu enfeksiyonları, sıklıkla karşılaşılan durumlar arasındadır. Halkımızın bu tür hastalıklarda çok panik olmasına gerek yoktur. Bunlar, insanlık tarihi boyunca her zaman olan ve her zaman karşımıza çıkan hastalık gruplarıdır. Özellikle dikkat etmemiz gereken hasta grupları yaşlılar, bağışıklık sistemi düşük olanlar ve kronik hastalığı bulunanlardır. Bu tür hastalarımızın öncelikle grip aşılarını olmalarını tavsiye ediyoruz. Mevsim başlarında grip aşılarını olurlarsa bu tür hastalıkları hafif atlatırlar. Hastalığı hafif atlatmakla birlikte, bazen bu durumlara bağlı olarak gelişebilen zatürre gibi komplikasyon riskleri de azalmış olur. Özellikle KOAH hastalarımızın bunlara dikkat etmesi gerekir' dedi.</p>

<p>'Panik yapmaya gerek yok'</p>

<p>Normal sağlıklı bireylerin vitamin eksikliklerini kontrol ettirmesinin önemine değinen Tatlı, 'Normal sağlıklı bireylerin bu tür üst solunum yolu enfeksiyonlarına yakalanmamaları ya da yakalandıklarında süreci rahat geçirmeleri için yapabilecekleri en önemli şey; normal bir zamanda aile hekimliğine ya da dahiliye polikliniklerine başvurarak vitamin eksikliklerinin olup olmadığını kontrol ettirmeleridir. D vitamini, çinko veya B12 gibi vücudun normal çalışmasını engelleyecek herhangi bir eksiklik olup olmadığı tespit edilmelidir. Bu tür eksiklikler tamamlandıktan sonra bağışıklık sistemleri daha güçlü olacağı için hastalıkları daha rahat atlatacaklardır. Panik yapmaya gerek yoktur; basit üst solunum yolu enfeksiyonları nedeniyle acil servislere başvurulması gerekmez. Bu tür durumlarda aile hekimlerimize başvurabiliriz. Gerçekten çok ağır atlatan, ateşi düşmeyen veya nefes alıp vermekte zorluk yaşayan hastalarımız elbette acil servislerimize gelebilirler. Ancak bunun dışında, basit bir grip vakasında acil servislere gelinmesine gerek yoktur' diye konuştu.</p>

<p>'Yanlış algı hastanelerin yükünü ciddi manada artırıyor'</p>

<p>Toplumda 'serum takılmadan veya iğne yapılmadan iyileşilmez' gibi yanlış bir algının oluştuğuna dikkat çeken Tatlı, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>

<p>'Bu çok yanlış bir algıdır. Bu durum hem hastanelerin yükünü ciddi manada artırıyor hem de hastalar için herhangi bir fayda sağlamıyor. Aksine, acil servisleri gereksiz yere kalabalıklaştırarak hastalıkların başka insanlara bulaşmasına, çoğalmasına ve gerçek acil hastaların sağlık hizmetlerinden faydalanmasına engel olunmasına yol açabiliyor. O yüzden bu tür durumlarda sabırlı olmak lazımdır.'</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.dmchaber.com/uzmanindan-mevsimsel-hastalik-uyarisi-panik-yapmayin</guid>
      <pubDate>Wed, 01 Apr 2026 16:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dmchabercom.teimg.com/crop/1280x720/dmchaber-com/uploads/2026/04/uzmanindan-mevsimsel-hastalik-uyarisi-panik-yapmayin.jpg" type="image/jpeg" length="14060"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzmanı kansere karşı uyardı]]></title>
      <link>https://www.dmchaber.com/uzmani-kansere-karsi-uyardi-kanserden-degil-gec-kalmaktan-korkalim</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dmchaber.com/uzmani-kansere-karsi-uyardi-kanserden-degil-gec-kalmaktan-korkalim" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Uygulama ve Araştırma Hastanesi Tıbbi Onkoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mahmut Uçar, kanser hastalığına ilişkin açıklamalarda bulundu. Doç. Dr. Uçar, kanserle mücadelede farkındalık ve erken tanının hayati önem taşıdığına dikkat çekti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Uygulama ve Araştırma Hastanesi Tıbbi Onkoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mahmut Uçar, kanser hastalığına ilişkin açıklamalarda bulundu. Doç. Dr. Uçar, kanserle mücadelede farkındalık ve erken tanının hayati önem taşıdığına dikkat çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Uygulama ve Araştırma Hastanesi Tıbbi Onkoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mahmut Uçar, 1-7 Nisan Kanser Haftası dolayısıyla açıklamalarda bulundu. SCÜ Kanser Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi (KANAM) Yönetim Kurulu Üyesi olan Doç. Dr. Uçar, kanserle mücadelede farkındalık ve erken tanının hayati önem taşıdığına dikkat çekti. Kanserin oluşum sürecine değinen Doç. Dr. Uçar, vücutta hasar gören hücrelerin normal şartlarda kontrollü şekilde yenilendiğini belirterek, 'Bu hücre çoğalması kontrolden çıktığında kontrolsüz büyüyen kitleler oluşabilir. Bu kitleler zamanla büyüyerek vücutta istilacı bir hastalık haline gelir' dedi.</p>

<p>'Taramalardan çekinmemek gerekir'</p>

<p>Kanserin tek bir hastalık olmadığını ve her bireyde farklı seyredebildiğini vurgulayan Uçar, 'Kanser, önlenebilir bir hastalıktır. Ayrıca günümüzde tedavi edilebilir bir hastalık haline gelmiştir. Hastalığa yakalandığımızda korkmamalıyız. Tarama yöntemleri erken teşhiste büyük rol oynamaktadır. Sağlık Bakanlığı tarafından kanser taramaları aile sağlığı merkezleri ve toplum sağlığı merkezlerinde ücretsiz olarak yapılmaktadır. Bu taramalardan çekinmemek gerekir. Kanserden değil, geç kalmaktan korkmalıyız' şeklinde konuştu.</p>

<p>KANAM bünyesinde yürütülen çalışmalara da değinen Uçar, merkezin kanser alanında faaliyet gösteren farklı bilim dallarını bir araya getirerek ortak çalışmalar yürüttüğünü ifade etti. Uçar, 'Toplumu bilinçlendirme faaliyetleri kapsamında uluslararası kongreler düzenledik, çok sayıda klinik çalışma ve proje gerçekleştirdik. Yeni ilaç geliştirme çalışmaları yürütüyor, sosyal medya üzerinden bilgilendirici söyleşilerle farkındalık oluşturuyoruz' dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.dmchaber.com/uzmani-kansere-karsi-uyardi-kanserden-degil-gec-kalmaktan-korkalim</guid>
      <pubDate>Wed, 01 Apr 2026 12:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dmchabercom.teimg.com/crop/1280x720/dmchaber-com/uploads/2026/04/uzmani-kansere-karsi-uyardi-kanserden-degil-gec-kalmaktan-korkalim.jpg" type="image/jpeg" length="43969"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Alerjik aylardaki salgına karşı bilinçsiz müdahale ölüme kadar uzanabiliyor]]></title>
      <link>https://www.dmchaber.com/alerjik-aylardaki-salgina-karsi-bilincsiz-mudahale-olume-kadar-uzanabiliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dmchaber.com/alerjik-aylardaki-salgina-karsi-bilincsiz-mudahale-olume-kadar-uzanabiliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Mevsim geçişlerinin kaymasıyla birlikte geç kış-erken bahar dönemine girilirken, uzmanlar özellikle çocuklarda görülen viral enfeksiyonların seyrinin değiştiğine dikkat çekiyor. Bilinçsiz uzman gözlemi haricinde müdahale ise ölüme kadar kapı aralayabiliyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Mevsim geçişlerinin kaymasıyla birlikte geç kış-erken bahar dönemine girilirken, uzmanlar özellikle çocuklarda görülen viral enfeksiyonların seyrinin değiştiğine dikkat çekiyor. Bilinçsiz uzman gözlemi haricinde müdahale ise ölüme kadar kapı aralayabiliyor.</p>

<p>Kış aylarında daha çok küçük bebeklerde ciddi solunum yolu enfeksiyonlarına neden olan RSV (Respiratuvar Sinsityal Virüs) vakalarının azalmaya başladığını ifade eden NEÜ Tıp Fakültesi Çocuk Enfeksiyon Hastalıkları Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Özge Metin Akcan, geç kış - erken bahar dönemine girilirken daha büyük çocuklarda nezle, grip ve soğuk algınlığı gibi üst solunum yolu enfeksiyonlarının yaygınlaştığını söyledi. Doç. Dr. Özge Metin Akcan, 'Mevsimler biraz daha kaydığı için geç kış aylarına geçmiş olduk ve geç kış bahar dönemindeyiz. Her mevsimde belli virüsler gözüküyor. Şu andaki virüsler de küçük bebeklerde solunum sıkıntısına, akciğer enfeksiyonuna neden olan RSV'lerden çıkıp daha büyük çocuklarda nezle, grip, soğuk algınlığı dediğimiz, çocuğu hemen iyileştirmeyen ama süründüren viral enfeksiyonlar dönemine girmiş bulunuyoruz. Ayrıca bunun dışında bazı döküntülü hastalıkların da görülme mevsimi geldi. Eğer çocuk aşısızsa, su çiçeği ile ilgili döküntüyle giden hastalıklarda artış görebiliriz' dedi.</p>

<p>'Alerjik bünyeye sahip olan bireyler tedavilerini bu dönemde aksatmamalılar'</p>

<p>Alerjik bünyeye sahip olanlara uyarıda bulunan Doç. Dr. Özge Metin Akcan, 'Büyüklerde de yine aslında nezle grip şeklinde geçiyor. Burun akıntısı, hapşırık, öksürük mevsimde alerjik dönem başladığı için gözlerde kaşıntı, kızarıklık, yine burun tıkanıklığı bunlar daha çok görülmeye başlanıyor. Bazen bu burun tıkanıklığı öksürük, hapşırık, gözlerde kaşıntı, yani alerjik durumlar enfeksiyonlarla karışabiliyor. Gereksiz yere antibiyotik kullanabiliyorlar. O yüzden de alerjik bünyeye sahip olan bireyler tedavilerini bu dönemde aksatmamalılar' şeklinde konuştu.</p>

<p>'Gereksiz yere antibiyotik tedavisi ve başka tedaviler almamak gerekiyor'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Her öksürük, hapşırık, burun akıntısı bir enfeksiyona işaret etmediğine dikkat çeken Akcan, 'Mevsim aslında şimdi mart, nisan ayları bizim için alerji mevsimi. Her öksürük, hapşırık, burun akıntısı bir enfeksiyona işaret etmiyor. Daha çok alerjiye de işaret edebiliyor. Bu açıdan da uyanık olup gereksiz yere antibiyotik tedavisi ve başka tedaviler almamak gerekiyor. Onun dışında yine her zaman vurguladığımız gibi artık havalar daha iyi olduğu için odalar daha rahat havalandırılacak. Sınıflar okullarda daha iyi havalandırılacak. El yıkama ve havalandırma önlemlerine dikkat etmek gerekiyor. Mümkün olduğunca dışarıda gezip bol bol el yıkamak gerekiyor' ifadelerini kullandı.</p>

<p>'Solunum durmasına kadar ilerleyebilen semptomlara yol açabiliyor'</p>

<p>Sarı serumun zararlarına değinen Çocuk Enfeksiyon Hastalıkları Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Özge Metin Akcan, 'Sarı serumu kesinlikle çocuklara, hatta erişkinlere de önermiyoruz. Evet geçici bir tedavi içinde hızlı toparlatan ilaçlar olabilir ama bu ilaçların çocuklarda ve erişkinlerde çok ciddi yan etkileri olabilir. Anafilaksi dediğimiz hızla vücudun düşmesine ve kalp durmasına kadar ilerleyebilen solunum durmasına kadar ilerleyebilen semptomlara yol açabiliyor. Bu da çok ciddi bir durum ve maalesef aslında bu hastalıklar bir hafta içinde geçiyor. Bunun için de bunu yapmaya, bu riski almaya gerek yok' diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Konya, Sağlık</category>
      <guid>https://www.dmchaber.com/alerjik-aylardaki-salgina-karsi-bilincsiz-mudahale-olume-kadar-uzanabiliyor</guid>
      <pubDate>Wed, 01 Apr 2026 11:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dmchabercom.teimg.com/crop/1280x720/dmchaber-com/uploads/2026/04/alerjik-aylardaki-salgina-karsi-bilincsiz-mudahale-olume-kadar-uzanabiliyor.jpg" type="image/jpeg" length="14427"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
